HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Hikaye, öykü, şiir,anı ve fotoğraflarınız...
Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 03 May 2016, 19:56

Resim

SAĞIR KAPLUMBAĞA:
Kaplumbağalar kendi aralarında yarış yapmak istemişler, zor yokuşlu tepeyi kim çıkarsa ona çok büyük ödül verileceği duyurulmuş.

Ama bu tepe o kadar yüksekmiş ki, kimse oraya çıkmaya ve tırmanmaya cesaret edemiyormuş. Sırf ödülü kazanmak için, hile yapmak niyetiyle bu yarışmaya katılmak istemiş bazı kaplumbağalar, ama katılmaya cesaret edemeyenler ise, dedikodu yapıyormuş kendi aralarında.

‘’ Kimse o tepeyi çıkamaz, boşuna uğraşmayın diye !..’’

Kaplumbağalar yarış zamanı gelince başlamışlar tırmanmaya, aradan saatler geçmiş, tepe varılacak gibi değil, bazıları pes etmeye başlamış, bazıları ise devam ediyormuş ama arkalarından bir ses; ‘’ Boşuna uğraşmayın, çıkamazsınız o tepeyi !.. ‘’

Kaplumbağalarının bazıları da, bu sese ve dedikoduya yenik düşmüşler. Ve pes etmişler, içlerinden bir tanesi yoluna devam etmiş, hiç yılmadan ve pes etmeden tepeyi tırmanmış.

Aşağıya indiğinde, o tepeyi nasıl tırmandın diye sormuşlar kaplumbağaya, hiç yanıt vermemiş kaplumbağa. Çünkü sağırmış. Sizde bazı şeyleri duymazdan gelin ve pes etmeden yolunuza devam edin.
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 03 May 2016, 20:07

KUŞ'tan AL DERSİNİ:...

Resim


Soğuk bir kış günü, kuşun biri öyle üşümüş ki; kanatlarını çırpacak hali kalmayınca yola konmuş, öyle donmuş ki; ölümü ensesinde hissetmeye başladığı sırada, ordan geçen bir inek bide bu yetmezmiş gibi üstüne pislemiş.
Zavallı kuş öyle sinirlenmiş, öyle ötmeye başlamış ki biraz hali olsa son gücüyle ineği gagalıyacak boyuna bakmadan..sonra bakmış ki pisliğin sıcaklığıyla kendine gelmiş, kanatları açılmış hayata yeniden döndüğünü hissetmiş, öyle sevinmiş ki..teşekkür için en güzel sesiyle ötmeye başlamış.öyle güzel ötüyormuş ki, sesi duyan bir kedi sese doğru gelip, kuşu pislikten eşeleyip çıkarmış.Kuş tam şansının döndüğünü düşünüp, kediye de teşekkür için en güzel sesiyle ötmek isterken KEDİ onu yemiş....
şimdi hayattan alınacak üç ders;
1 Her üstünüze pisleyeni düşmanınız sanmayın.
2 Sizi her pislikten çıkaranı dostunuz sanmayın.
3 Ve en önemlisi de, pisliğin içindeyken bile rahatsanız hiç ses çıkarmayın.
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 04 May 2016, 07:45

Resim

Herkes, her kişiye söyleyebilir. ..
Marifet;
Kendine söyleyebilmektir! !!
Herkes oturabilir.. .
Oturduğu yerden ilerlemeyi teşvik edip, ilerlemenin erdemlerinden dem vurabilir.
Ama hüner, oturmak değil;
Yürüyebilmektir!
Herkes durabilir yolun ortasında...
Hakkıdır belki kim bilir, belki de yol onundur...
Fakat karşıdan gelen de aynı şeyi söylüyor, hatta gerçekten aynı şeyi düşünüyor olabilir.
Yiğitliğin büyüğü; karşısındakini değil, nefsini yenip yolu açmaktır...
Kabadayılık, inatlaşmak değil;
Kenara çekilebilmektir! ..
Herkes ağlatabilir.. .
İnsanlar yabancı değildir zaten, uzak değildir ağlamaya.
Çoğu insan hazırdır ağlamaya...
Güzellik;
Güldürebilmektir!
Herkes yıkabilir...
Vurursun yıkılır, kırarsın yıkılır, itersin yıkılır, çekersin yıkılır, oyarsın yıkılıverir bir şeyler.
Yere serilmiş olan yıkıntılar arasında; şimdilik ayaktaki kendisini çok büyük hissedenlerin yanılgısı da işte buradadır...
Etrafındakileri küçültmek, büyümek değildir...
Büyüklük; bozulanı onarabilmektir, devrileni kaldırabilmektir, yıkılanı yapabilmektir!
Herkes küsebilir...
Küsmek; akan muslukları kapatmak, yanan ocakları söndürmek, çalan radyoları susturmaktır. ..
Marifet;
Yüzleşebilecek kadar bile olsa konuşabilmektir, anlaşabilmektir. ..
Sökmek kolaydır. Takdir edilecek olan; dikebilmektir. ..
Yakmak kolaydır. Alkışı hak eden; yananı söndürebilmektir!
Ezmek kolaydır. Cesaret; geçenlerin ayağı altında kalanlara el uzatabilmektir. ..
Mert adam, cesur insan nargile başında, aş başında değil; çile başında, iş başında belli olur...
Herkes, her kişiye yazabilir, herkese söyleyebilir. ..
Önemli olan; yazılanı okuyabilmek, kendine de söyleyebilmektir! ..
Ve kendi söylediklerini, anlayabilmektır..!!
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 04 May 2016, 08:01

Üç Altın heykel,.

Resim


İki komşu ülkenin hükümdarları birbirleriyle savaşmazlar ama her fırsatta
birbirlerini rahatsız ederlerdi. Doğum günleri, bayramlar da ilginç
armağanlar göndererek karşıdakine zekâ gösterisi yapma fırsatlarıydı.
Resim
ükümdarlardan biri, günün birinde ülkesinin en önemli heykeltıraşını
huzuruna çağırdı. İstediği; birer karış yüksekliğinde, altından,
birbirinin tıpatıp aynısı üç insan heykeli yapmasıydı. Aralarında
bir fark olacak ama bu farkı sadece ikisi bilecekti.
Resim
Heykeller hazırlandı ve doğum gününde komşu ülke hükümdarına
gönderildi. Heykellerin yanına bir de mektup konmuştu.
Resim
Şöyle diyordu heykelleri yaptıran hükümdar: "Doğum gününü
bu üç altın heykelle kutluyorum. Bu üç heykel birbirinin
tıpatıp aynısı gibi görünebilir. Ama içlerinden biri diğer ikisinden
çok daha değerlidir. O heykeli bulunca bana haber ver."
Resim
hediyeyi alan hükümdar önce heykelleri tarttırdı. Üç altın heykel
gramına kadar eşitti. Ülkesinde sanattan anlayan ne kadar
insan varsa çağırttı. Hepsi de heykelleri büyük bir dikkatle
incelediler ama aralarında bir fark göremediler.
Resim
Günler geçti. Bütün ülke hükümdarın sıkıntısını duymuştu
ve kimse çözüm bulamıyordu. Sonunda, hükümdarın fazla isyankâr
olduğu için zindana attırdığı bir genç haber gönderdi.
İyi okumuş, akıllı ve zeki olan bu genç,
hükümdarın bazı isteklerine karşı çıktığı için zindana atılmıştı.
Resim
Başka çaresi olmayan hükümdar bu genci çağırttı. Genç önce
heykelleri sıkı sıkıya inceledi, sonra çok ince bir tel getirilmesini istedi.
Resim
Teli birinci heykelciğin kulağından soktu, tel heykelin ağzından çıktı.
İkinci heykele de aynı işlemi yaptı. Tel bu kez diğer kulaktan çıktı.
Üçüncü heykelde tel kulaktan girdi ama bir yerden dışarı çıkmadı.
Ancak telin sığabileceği bir kanal kalp hizasına kadar iniyor,
oradan öteye gitmiyordu.
Resim
Hükümdar heykelleri gönderen komşu hükümdara cevabı yazdı:
"Kulağından gireni ağzından çıkartan insan makbul değildir.
Bir kulağından giren diğer kulağından çıkıyorsa, o insan da makbul değildir.
En değerli insan, kulağından gireni yüreğine gömen insandır.
Bu değerli hediyen için çok teşekkür ederim."

Resim
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 04 May 2016, 17:37

Gökkuşağı :
Dünyanın bütün renkleri birgün biraraya toplanmışlar ve hangi rengin en önemli en özel olduğunu tartışmaya baslamışlar ;
YEŞİL demiş ki :
"Elbette en önemli renk benim... Ben hayatın ve umudun rengiyim. Çimenler, ağaçlar ve yapraklar icin seçilmişim. Şöyle bir yeryüzüne bakın, her taraf benim rengimle kaplı..."
MAVİ hemen atılmış :
"Sen sadece yeryüzünün rengisin, ya ben? Ben hem gökyüzünün hem de denizin rengiyim. Gökyüzünün mavisi insanlara huzur verir ve huzur olmadan siz hicbir işe yaramazsınız..."
SARI söz almış :
"Siz dalga mı geçiyorsunuz? Ben bu dünyaya sıcaklık veren rengim. Güneşin rengiyim. Ben olmazsam soğuktan donarsınız hepiniz..."
TURUNCU onun sözünü kesmiş:
"Ya ben? Ben saglık ve direncin rengiyim. İnsan yasamı icin gerekli vitaminler hep benim rengimde bulunur. Portakalı, havucu dusunun.. Ben pek ortalarda görünen bir renk olmayabilirim ama güneş doğarken ve batarken gökyüzüne o güzel rengi veren de benim unutmayin..."
KIRMIZI daha fazla dayanamamış :
"Ben hepinizden üstünüm! Ben kan rengiyim! Kan olmadan hayat olur mu? Ben tehlike ve cesaretin rengiyim! Savasın ve ateşin rengiyim! Askın ve tutkunun rengiyim!!! Bensiz bu dünya bomboş olurdu..."
MOR ayaga kalkmis:
"Hepinizden üstün olan benim. Ben asalet ve gücün rengiyim. Bütün krallar, liderler beni secmislerdir. Ben otorite ve bilgeligin rengiyim, insanlar beni sorgulamaz... Dinler ve itaat ederler..."
....Ve bütün renkler hep bir agizdan kavgaya tutusmuslar... Her biri digerini itip kakıyorken ;
"En büyük benim" diyormuş...
Derken bir anda simsekler cakmis,ve yagmur damlaciklari gokten dusmeye baslamis... Bütün renkler neye ugradiklarini sasirmis, korkuyla birbirlerine sarilmislar..
Ve YAGMUR'un sesi duyulmus... "Sizi aptal renkler. Bu kavganizin anlami ne? Bu ustunluk cabaniz neden? Siz bilmiyor musunuz ki her biriniz farkli bir görev icin yaratildiniz, birbirinizden farklisiniz ve her biriniz kendinize ozelsiniz... Simdi elele tutusun ve bana gelin!"
Renkler bunun uzerine kendilerinden cok utanmislar. Elele tutusup birlikte gokyuzune havalanmislar ve bir yay seklini almislar...
Yagmur onlara ; "Bundan boyle..." demis. "Her yagmur yagdiginda siz birlesip bir renk cumbusu halinde gokyuzunden yeryuzune uzanacaksiniz ve insanlar sizi gordukce huzur duyacaklar, güc bulacaklar. İnsanlara yarinlar icin umut olacaksiniz... Gokyuzunu bir kusak gibi saracaksiniz ve size GÖKKUSAGI diyecekler. Anlastik mi "
Bu yuzden ne zaman dunyamiz yagmurla yikansa, ardindan gökyüzünde GÖKKUSAGI belirir..
Biz de gokkusagindaki o renkler gibi birbirimizden farkliyiz ve hepimiz çok özeliz...

Bunu bilerek etrafimizla uyum icinde yasamalıyız.
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 05 May 2016, 06:52

HAYDİ BİR GÜL! :

Resim
Söylediğimiz her sözün üzerinde bir tebessüm olmalı değil mi? Gül yaprağı gibi zerafetle hem suyun üzerinde kalan hem batmayan, hem ıslanan hem ıslanmayan. En önemlisi bardak ne kadar dolu olursa olsun suyu taşırmayan... Sözü dolduran ancak taşırmayan bir tebessüm.
Öykü şöyle:
Dergahın kapısı hikmeti arayan herkese açıktı.
Hakikatin peşine düşen herkes kabul ediliyordu. Dergahta geçerli olan incelik; anlatmak istediklerini konuşmadan açıklayabilmekti.
Bir gün dergahın kapısına bir yabancı geldi. Yabancı kapıda öylece durdu ve bekledi.
Burada sessizce ve sezgiyle buluşmaya inanılıyordu, o yüzden kapıda herhangi bir tokmak, çan veya zil yoktu.
Bir süre sonra kapı açıldı, içerdeki mürid, kapıda duran yabancıya baktı. Bir selamlaşmadan sonra sözsüz konuşmaları başladı. Gelen yabancı, dergaha girmek, fikir halkasına dahil olmak, burada kalmak istiyordu.
Mürid bir süre kayboldu, sonra elinde ağzına kadar suyla dolu bir kapla döndü ve kabı yabancıya uzattı.
Bu “Yeni bir arayıcıyı kabul edemeyecek kadar doluyuz”demekti.
Yabancı dergahın bahçesine döndü, aldığı bir gül yaprağını kabın içindeki suyun üstüne bıraktı.
Gül yaprağı suyun üstünde yüzüyordu ve su taşmamıştı. İçerideki mürid saygıyla eğildi ve kapıyı açarak yabancıyı içeri aldı.
Dergahta suyu taşırmayan bir gül yaprağına her zaman yer vardı.
Kalbin sükununu bozmayan sözler su üzerinde gül yaprağı gibidir.
Kalbinde böylesi sözlere yer olsun her zaman..
Dostun damağında yetişen gül yaprağı dimağında gülistan olacak nasılsa..
Suyu taşırmadan, sükunu bozmadan, kalbi yormadan,sabrı daraltmadan…

HAYDİ BİR GÜL!…
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 05 May 2016, 21:53

Resim

Bırak sevgi seni bulsun
Iyi kalpli, yalnız bir adam, bir gün bir koza bulur. Kozanın içinde kücük
bir tırtıl vardır. Adam çok sever bu tırtılı, onunla tüm yalnızlığını, tüm
sevgisini paylaşır.
Gel zaman git zaman tırtıl büyür, güzel bir kelebek olur. Adam, kelebeğine
hayran… bırakamaz bir türlü… Aslında kelebeğin aklında dağlar, kırlar,
çiçekler vardır da; kıyamaz bir türlü adama ve sevgisine, yalnız bırakamaz
onu… Üç günlük ömrünü sevildiği ve sevdiği yerde geçirmeye hazırdır…
Ama adam bilir ki; "Sevmek bazen vazgeçmeyi de bilmektir" … Kelebeğine
son kez bakar ve onu salıverir özgürlüğüne, kırlarına, çiçeklerine
doğru…
Kelebek mutlu olmasına mutlu olur ama hiç bir meltem, hiç bir çiçek
yaprağı adamın avucunun sıcaklığını andırmaz… Aklında adam, o çiçek
senin bu çiçek benim dolaşır saatlerce… Adam bir kelebeğe sevdalı, bakıp
durur boşluğuna. Kelebekse hala konacak sıcak bir avuç aramakta…

Böylece kelebek şunu anlar:
BAZEN AiT OLDUGUMUZ YER ORASIDIR; SICAK BIR
AVUÇTUR BiLiRiZ AMA O YERiN BiZE AiT OLMA iHTiMALi BiR HiÇTiR …


Böylece adam şunu anlar:
HiÇ BiR SEVDAYI YALNIZCA SEVGiYLE YAŞATAMAZSINIZ
O günden sonra kelebek, adama duydugu özlemi gömecek bir dağ aramaya
başlar, ama gücü tükenene dek arayış da bulamayınca anlar ki; HiÇ BiR DAĞ
BiR ÖZLEMi GÖMEBiLECEĞiNiZ KADAR BÜYÜK DEĞiLDiR …

Adamsa sevdasını koyar sımsıcak avuçlarına; kelebeğin yerine…
Sevgili dostum; Herkes bir şeyler yaşar; iyi ya da kötü, doğru ya da
yanlış… Yaşadıklarından bir çıkarım yaparak hayatına bir yol verir; aynı
zamanda düşüncelerine de…
Bırak SEVGi seni bulsun…
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 06 May 2016, 07:11

Öpücük...
Adam 3 yaşındaki kızını, gayet pahalı bir hediyelik
kaplama kağıdını ziyan ettiği için azarlamıştı. Küçük kız, koskoca bir paket altın yaldızlı kağıdı bir kutuyu eğri büğrü sarmak için kullanmıştı...
Yılbaşı sabahı küçük kızı, paketi getirip:
"- Bu senin babacığım" dediğinde çok üzüldü.
Acaba gereğinden fazla mı tepki göstermişti kızına. Bir gece evvel yaptığından utanarak, kutuyu açtı.
Fakat kutunun içi boştu.
Kızına gene çıkıştı:
"- Birisine bir hediye verdiğinde, kutunun içinde bir şey olması lazım. Bunu da mı bilmiyorsun küçük hanım?.."
Küçük kız gözlerinde yaşlarla babasına baktı.
"- O kutu boş değil ki baba! İçini öpücüklerle doldurmuştum!.."
Babası o kadar çok üzüldü ki, koştu, kızına sarıldı.
Beraberce
ağladılar.

Adam o kutuyu ömrünün sonuna kadar sakladı. Ne zaman aaafi kaçsa, ne zaman morali bozulsa, ne zaman kendini kötü hissetse, kutuya koşar, içinden minik kızının sevgi ile doldurduğu hayali öpücüklerden birini çıkarırdı.
Resim
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 06 May 2016, 19:46

Resim

Meşhur bir ressam, günün birinde dünyanin en guzel şeyinin resmini

yapmaya karar verdi.

Bunun için de uzun bir yolculuga cikti.

Agaclik bir yolda giderken yaşlı bir adama rastladı ve ona dünyanin en güzel

şeyini sordu.

İhtiyar:

imandir dedi. Biraz ilerleyince kasabada bir dügün gördü.

Kalabaligin arasindan geline dogru ilerleyerek ayni soruyu ona da sordu.

Gelin gözlerinin icin gülerek:

“Dünyanın en güzel seyi aşktır” dedi.

Sonra cepheden dönen yorgun bir askerle karşılaştı. Aynı soruyu ona da sordu

ve su cevabi aldi:

“Dünyanın en güzel şeyi barıştır.”

Ressam kendi kendine iman, aşk ve barışın resmini nasil yapabilirim ki diye

düsünürken evin yolunu tutmustu.

Evin kapısından içeri girdiginde dünyanın en güzel manzarasinin karsisinda

durdugunu düsündu.

Çocuklarinin masum bakışlarında iman, karısının gözlerinde aşk, evinde ise

barış hali vardı.

Böylelikle dünyanın en güzel şeyinin resmini yapmaya koyuldu. Resim bitince

de adını şöyle koydu:

EVİM...
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 09 May 2016, 06:43

Kiralık Bir Gelinliktir Hayat

sonradan mı acılar hissedilir
hep sonradan mı değer kirpiğe gözyaşı
ve bir ıslaklığın acı tuzu yakar yarayı
hep sonradan mı?
kimi zaman çetrefilleşir yaşam
yol ki geri dönsen boş
önümüz karanlığa bekçilik eden zebani sürüsü
hep sonradan mı doğar güneş, yağar yağmur, kar
başım bir yastığa değdiğinde mi anlarımyalnızlıkları...

sonradan mı severim, hep sonradan mı?
yaşamın noktalarını takip ederim şiirlerde
hep sonradan mı aklıma gelir bu kelimeler
vefa, değerini bilmek, sevmek, sonradan mı?
kaybetmek sonradan değilse
ucuz romanlar gibi hayat
sayfalarında küflü düşler barındıran
ve bir an bir mermi de sıkamıyorsun alnına..

..tatlı bir rüyanın ortasında
hep sonradan mı kından çıkar bıçak
ve sonradan mı kemik hisseder çeliği
ayat iki mintan yakası
biz birleşme düğmesi
sonrası yok anın...
ha gayret desekte...
yetmiyor kimsenin nefes
Resim
Resim


“Sizden Gelenler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir