HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Hikaye, öykü, şiir,anı ve fotoğraflarınız...
Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 26 Mar 2018, 07:39

Cennet Yolu

Adam ve hayattaki tek arkadasi olan kopegi bir kazada birlikte ölmüslerdi. Gokyuzune ciktiktan sonra bembeyaz bulutlarin arasinda dolasmaya basladilar.

Adam cok susamisti. Biraz su bulabilmek umidiyle yurumeye devam ederken, birden kendilerini muhtesem bir manzaranin karsisinda buldular. Rengarenk ciceklerle suslu bir bahce, altindan yapilmis bir bahce kapisi, ve onlari karsilayan beyazlar icinde bir kadin.

Adam kopegiyle birlikte kadina yaklasti ve sordu:"Afedersiniz...Burasi neresi?" Kadin ona gulumsedi:"Burasi Cennet, efendim" Adam bunun uzerine sevincle"Harika...!!!" dedi" Peki bana biraz su verebilir misiniz, gercekten cok susadim"

Kadin cevap verdi:"Tabi efendim,iceri girin. Icerde dilediginiz kadar su bulabilirsiniz. "Boylece adam kopegine döndü,"Hadi oglum iceri giriyoruz" diyerek kapiya yurudu.

Ama kadin onu birden durdurdu:"Uzgunum efendim,kopeginiz sizinle gelemez. Hayvanlari iceri almiyoruz.

"Bunun uzerine adam bir an durdu. Dusundu. Ve geri donup kopegiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yonunde yurumeye koyuldular. Bir sure gectikten sonra kendilerini bu kez tozlu camurlu bir yolda buldular,ve yolun sonunda karsilarina ciftlik girisini andiran bir kapiyla yirtik pirtik elbiseli bir dede cikti.

Adam sordu:"Afedersiniz....Bana biraz su verebilir misiniz?"

Dede "Iceri gel" dedi. "Kapidan girdikten sonra sag tarafta bir cesme var."

Adam sordu:"Peki arkadasim da benimle gelip ordan icebilir mi?"

Dede "Tabii..."dedi.."Çe$menin yaninda kopeginin de su icebilecegi bir kase bulucaksin." Bunun uzerine adam kapidan girdi. Biraz yurudukten sonra sag tarafta cesmeyi buldu. Adam cesmeden kopek de oraciktaki kaseden doya doya icerek susuzluklarini giderdiler.

Derken adam geri giderek giriste bekleyen dedeye sordu:"Su icin cok tesekkur ederim. Peki burasi neresi..?"

Dede "Burasi cennet"dedi.

Bunu duyan adam sasirdi: "Ama nasil olur..? az once burasi gibi kirik dökük olmayan muhtesem bir yere gittik ve orasinin da Cennet oldugunu soylediler. "

Dede "Su rengarenk ciceklerle suslu altin kapili yer mi?"dedi. "Ama orasi Cehennem. " Adam iyice sasirmisti: "Peki ama orasi sizin adinizi kullanarak insanlari kandiriyor diye hic kizmiyor musunuz..?"

Dede gulumsedi:"Kizmiyoruz. Çunku onlar kendi cikari icin en iyi arkadasini yari yolda birakanlari Cennet'ten uzak tutuyorlar....
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 27 Mar 2018, 08:15


Arkadaşlık
Savasin en kanli gunlerinden biri.. Asker, en iyi arkadasinin az ileride kanlar icinde yere dustugunu gordu. Insanin basini bir saniye bile siperin uzerinde tutamayacagi ates yagmuru altindaydilar. Asker tegmene kostu ve:

- Tegmenim, firlayip arkadasimi alip gelebilir miyim?

- Delirdin mi? der gibi bakti tegmen... Gitmeye deger mi?

Arkadasin delik desik olmus. Büyük olasilikla ölmüstür bile.. Kendi hayatini da tehlikeye atma sakin.

Asker israr etti ve tegmen "Peki" dedi..."Git o zaman."

Inanilmasi güc bir mucize.. Asker o korkunc ates yagmuru altinda arkadasina ulasti. Onu sirtina aldi ve kosa kosa döndu... Birlikte siperin icine yuvarlandilar. Tegmen, kanlar icindeki askeri muayene etti.. Sonra onu sipere tasiyan arkadasina döndü:

- Sana degmez, hayatini tehlikeye atmana degmez, demistim. Bu zaten ölmüs..

- Degdi tegmenim. dedi asker..

- Nasil degdi? dedi tegmen.. Bu adam ölmüs görmüyor musun?..

- Gene de degdi komutanim.. Cünkü yanina ulastigimda henüz sagdi..

Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim icin...Ve arkadasinin son sözlerini hickirarak tekrarladi:

Gelecegini biliyordum!.. demisti arkadasi...

Gelecegini biliyordum!..
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 28 Mar 2018, 07:40


İki Asker

Kocadere köyünde büyük bir sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı, kimi Bosnalı, kimi Adıyamanlı, kimi Gürünlü, kimi Halepli çok sayıda yaralı getiriliyor…
Bunlardan biri Lapseki’nin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır. Zor nefes alıp vermektedir. Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için komutanının elbisesine yapışır. Nefes alıp vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından.
“Ölme ihtimalim çok fazla. Ben bir pusula yazdım arkadaşıma ulaştırın…”
Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur: “Ben… Ben köylüm Lapseki’li İbrahim Onbaşıdan 1 Mecid borç aldıydım… Kendisini göremedim. Belki ölürüm. Ölürsem söyleyin hakkını helal etsin.”
“Sen merak etme evladım” der komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle okşar. Ve az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözü de
“Söyleyin hakkını helal etsin” olur…
Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar getiriliyor. Bunlardan çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor. Şehitlerin üzerinden çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor.
İşte yine bir künye ve yine bir pusula. Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır. Pusulayı açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yıkılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır, ne titremesine ne de gözyaşlarına engel olamaz…
Pusuladaki not:
“Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil’e 1 Mecid borç verdiydim. Kendisi beni göremedi. Biraz sonra taarruza kalkacağız. Belki ben dönemem. Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim.”
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 29 Mar 2018, 07:31

Sobanın Sebebi

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet, bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için dışarı çıkar. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarıda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
Kimyacı: “Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış”;
Fizikçi: “Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş”;
Jeolog: “Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan, herhangi bir deprem anında sobanın taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış”;
Matematikçi: “Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış”;
Antropolog: “Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarı kurmuş.” der.
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir:
“Boru yetmedi de efendim!”
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 30 Mar 2018, 07:44


Simitçi

Ünlü basketbolcu eşiyle birlikte Eminönü’nde geziyorlardı. Önce akvaryumcuları dolaşmışlar, Kapalıçarşı, Nuruosmaniye, Yerebatan Sarnıcı, Ayasofya, Sultanahmet, Topkapı Sarayı, Gülhane Parkı derken Yeni Camii’nin önüne kadar gelmişlerdi. Orada bağıra çağıra simit satan bir çocuk vardı.
Basketbolcu birden duraladı. Sonra simitçiye yaklaştı.
- Simit kaça koç?
- 300 bin abi çıtır çıtır..
- Tezgahta kaç simit var?
- 70-80 tane var herhalde abi…
- Hepsini alsam ne kadar tutar?
- 80 dersek 24 milyon…
-Al sana 30 milyon, farz et ki hepsini satın aldım say .
-Sağol abi…. sağol.
Basketbolcu üç onluk çıkarıp simitçinin önüne bıraktı. Eşi şaşkındı. Üç beş adım yürümüşlerdi ki, kocasına yaklaşıp fısıldadı:
- Suat, sen deli misin?
- Yoo…
- Peki yemediğimiz simitlerin parasını neden verdin?
- Boş ver sorma.
- Diyelim ki soruyorum. Hem ısrarla soruyorum.
- Öyleyse söyleyeyim!
- Lütfedersiniz beyefendi!
- Simit tablasının kenarı dikkatini çekti mi?
- Hayır.
- Baksan görecektin. Tahtaya bir isim kazınmıştı.
- Nasıl bir isim ?
- Suat!
- Yoksa?
- Evet, o tezgah eskiden benimdi.
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 31 Mar 2018, 07:53


İnanmak
San Francisco Körfezi’ndeki bir okulda okul müdürü 3 öğretmeni çağırıp şöyle demiş.
- Siz üç öğretmen sistemde en iyi ve en uzman kişilerden olduğunuz için 90 tane seçkin üstün öğrenciyi size vereceğiz. Bu öğrencilerin gelecek yıl da hızlarını korumalarını sağlamanızı ve çok şey öğrenmelerini bekliyoruz.
Üç öğretmen, öğrenciler ve öğrencilerin anne -babaları bunun çok iyi bir fikir olduğunu düşünmüşler. O okul dönemi hepsinin hoşuna gitmiş ve çok başarılı çalışmalar yapmışlar.
Okul bittiği zaman öğrenciler bütün San Francisco Körfezi’ndeki diğer öğrencilere göre % 20-30 daha başarılı olmuşlar. Yıl sonu geldiğinde müdür, üç öğretmeni çağırmış ve onlara şöyle demiş.
- Bir itirafta bulunmak istiyorum. En zeki öğrencilerin 90′ı sizde değildi. Onlar ortalamanın biraz üstünde öğrencilerdi ve o 90 öğrenciyi sistemden tesadüfen seçtik.
Öğretmenler doğal olarak öğrencilerde görülen başarının kendi istisnai öğretme becerilerine bağlanması gerektiği sonucuna varmışlar. Müdür devam etmiş.
- Bir itirafım daha var, demiş. Siz de en parlak öğretmenler değilsiniz. İsimlerinizi bir şapkanın içine doldurduğum kağıtların arasından rasgele seçtim. Siz inandığınız için başarılı oldunuz.
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 01 Nis 2018, 09:40

Bilgenin biri Hindistan’da büyük bir adamın sarayına, açık bulduğu kapısından girdi. Büyük ve halılarla döşeli avlusuna oturdu. Bilge, kendisini buradan kaldırmak ve kovmak isteyen saray hizmetçilerine:
“Burası han değil mi? Niçin kovuyorsunuz? Bir yere gitmem!” diye cevap verdi.
Nihayet münakaşa büyüdü ve sonunda sarayın sahibine haber verdiler. Nüfuzlu biri olan saray sahibi, sarayın bir han olmadığını söyleyerek bilgeyi savmak istedi. Aralarında şu konuşma geçti ve ilk soruyu bilge sordu:
“Bu saray sizin mi?
“Evet”
“Sizden evvel kimindi?”
“Babamın.”
“Daha evvel?”
“Dedemin”
“Daha evvel?”
“Dedemin dedesinin”
“Sizden sonra kimin olacak?”
“Oğlumun”
Bilge, son sözü söyledi:
“Rica ederim, insaf edin. İçinde bu kadar kişinin oturduğu ve gittiği, daha da oturacağı bir yer handan başka nedir?”
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 02 Nis 2018, 08:14

Bal Arısı

Kitab-ı Makbul’de Şeyh Kadızade Mehmed şöyle bir hikâye nakleder:
“Bal arısı oğul verince bütün arılar bir yere toplanır. İçlerinden biri başkan olur, kimi su taşıyıcı, kimi süpürgeci olur. Kimi mimar, kimi müfettiş olur. Her biri kendi iş ve göreviyle uğraşır. Beraber iş taksimi ile birbirine bitişik birçok köşk gibi evler yaparlar. Onun bir köşesine yerleşip dışarıdan oraya bal taşırlar. Aralarında tembel bir arı çıkıp hizmetini aksatırsa her biri ona kıyar, vurup döverek onu dışarıya kovarlar. O tembel arıya iğnelerini batırıp kovandan dışarı atarlar. Bir daha gelmeye kalkarsa onu öldürürler… Eğer kovana işsiz birisi yerleşirse her biri onun işini bitirir. İnsanlar da bu hale bakarak ibret almalıdır.”
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 03 Nis 2018, 08:08


Bir zamanlar iki tane dost varmış. Ama bu dostlardan biri fakir biri de zenginmiş. Fakir bir fabrikada işçi olarak çalışırmış. Zenginde holding sahibiymiş. Fakt zengin olanı parayı çok severmiş. Bu yüz-den fakir arkadaşının ondan para istemesinden çok korkuyormuş.
Bir gün fakir arkadaşının çalıştığı yer iflas etmiş ve bütün çalış-anlar işsiz kalmış. fakir çok mağdur duruma düşmüş. çekine çekine zengin arkadaşının yanına gitmiş ve şöyle demiş:
- Şey arkadaşım ben senden bir şey rica edebilir miyim? Zengin:
- Evet. Ne istiyorsun? Fakir:
- Şey beni işten çıkardılar da bana... zengin sözünü keserek:
- Biliyormusun bende bu aralar çok sıkışığım iflasın eşiğindeyim. Fa-kir:
- Peki bana... Zengin yine fakirin sözünü keserek:
- Anlamıyor musun? Bende zor durumdayım sana borç para vere-mem. Hiç mi utan mıyorsun böyle dilenci gibi para direnmeye? Fa-kir:
- Ne, borç mu? Ben senden sadece bir iş veya çevren geniştir diye bana iş bulabirsin diye umuyordum. Fakat sen senden borç para is-tiyeceğimi sandın ve korkuya kapıldın. dedi. Ve aniden içeriye sekreter girer ve heyecanla:
- Efendim ihaleyi kazandık. Bir başasırya daha imza attınız. Artık es-kisinden de zenginsiniz. Fakir:
- Demek öyle arkadaşlığımız buraya kadarmış birdaha görüşmemek üzere. der ve ölene kadar da daha hiç konuşmazlar.
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: HAYATTAN DERSLER-YAŞAM....

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 13 Nis 2018, 08:12


Annenin Fedakarlığı

Japonya’daki depremde kurtarma ekibi genç bir kadının yaşadığı enkaza ulaşırlar. Yıkıntıların arasında bir kadın cesedi vardır. Kadının enkaz altındaki pozisyonu biraz ilginçtir. Sanki ellerinde bir şey tutarak iş yaparken dizlerinin üzerine çökmüş haldedir. Bu esnada sanki ev üzerine yıkılmış gibidir. Kurtarma ekibinin lideri yine de canlı olma ümidi ile kadına ulaşmaya çalışır, maalesef kadın çoktan ölmüştür.
Ekip oradan başka bir enkaza hareket etmek üzere iken bir sebepten dolayı ekip lideri açtığı delikten içeri doğru kadının cesedinin altına doğru bakar ve seslenir!
- Bir çocuk!.. Bir çocuk var! der.
Ekip uzun bir çalışmadan sonra çiçekli bir battaniye içinde ölü kadının cesedinin altında 3 aylık bir çocuk bulurlar. Kadın son bir hamle ile çocuğunu kurtarmak için bedenini ona siper yapmıştır. Ekip çocuğa ulaştığında bebek hala uyumaktadır.
Doktor çabucak gelir ve çocuğu muayene eder. Battaniyeyi açtığında içinde bir cep telefonu bulur. Ekranda yazılı bir mesaj vardır. Mesajda şu yazıyordur!..
“Eğer kurtarıldıysan, seni sevdiğimi hatırla!”
Bir annenin çocuğuna olan sevgisini ölüm anında bile ona anlatma çabasının en güzel örneğidir!
Annemizin kıymetini bilelim iş işten geçmeden…
Resim


“Sizden Gelenler” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 15 misafir