Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Hobileriniz nelerdir, ne işle meşgulsünüz, hangi konulardan anlarsınız... Sizinle aynı zevklere veya uğraşlara sahip üyelerimiz ile tanışın. Paylaşımlarınız ile diğer üyelerimize yardımcı olun.
Kullanıcı avatarı
admin
Site Admin
Mesajlar: 669
Kayıt: 08 Tem 2015, 16:02
İletişim:

Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Mesajgönderen admin » 02 Nis 2017, 22:42

.....


Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 14 Haz 2017, 14:56


ÇAM SAKIZI PEK ÇOK HASTALIĞA İYİ GELİYOR
Verilen hediyenin değerini anlatmak için kullanılan 'çam sakızı çoban armağanı' deyimine konu olan çam sakızının farklı bir özelliği de bulunuyor. Aktarlarda şifalı bitki olarak satılan çam sakızının, öksürük, şeker, mide rahatsızlıkları ve iltihaplanmaya karşı etkili olduğu belirtiliyor. Çam ağaçlarında olan sakızın kilosu ise 30 liradan satılıyor.

ÇAM SAKIZI MİDE RAHATSIZLIKLARINA ÇOK İYİ GELİYOR
Çam sakızının özellikle mide rahatsızlıkları için kullanıldığını belirten aktar Musa Semizoğlu, "Ülser şikayeti olanlar kullanıyor. Şeker hastalığında birkaç bitki ile beraber karıştırılarak tüketilebiliyor. Bunların dışında öksürük kesme ve iltihaplanmalarda da tercih ediliyor. Ülkemizde üretilen bir ürün. Kilosunu 30 liradan satıyoruz. 'Çam sakızı çoban armağanı' çok eskilerden dilimize yerleşen bir deyim. Nasıl ortaya çıktığını bilmiyorum ama bir çobanın birine verebileceği en değerli hediyesi olduğu için olabilir." dedi.

Resim
Resim

merics
Mesajlar: 789
Kayıt: 09 Tem 2015, 17:05
İletişim:

Re: Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Mesajgönderen merics » 16 Haz 2017, 16:25

Resim


Kabak Çekirdeğinin Faydaları:
Kabak çekirdeği, kabak sebzelerinin içindeki çekirdeklerin alınıp, kurutularak elde edilen bir besin çeşididir. Kendine has bir tadı olan kabak çekirdeği, daha çok koyu sohbetlerin mezesi olarak tüketilir. Kabak çekirdeğinin özellikle sinir sitemi ve ruh sağlığı üzerinde çok faydası olduğu söylenir.
Kabak çekirdeği, bakır, çinko, magnezyum açısından çok zengindir. Günde ortalama tüketilen bir avuç kabak çekirdeği çok geniş bir yelpazede sağlığa katkıda bulunabilir. Bünyede bulunan serbest radikaller ve mikroplara karşı mücadele edebilir. Bunu antioksidan özelliği ile başarmaktadır.
Kabak çekirdeği, aperatif yiyecek olaması açısından bulunması ve tüketilmesi gayet kolaydır. Evde veya dışarıda iyi vakit geçirmek istediğinizde mutlaka tercih etmeniz gereken besin kaynaklarından birisi olabilir. Kabak çekirdeği tüketirken aynı zamanda ruh sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz.

Kabak çekirdeği, magnezyum açısından zengin bir besin kaynağıdır. Magnezyum ise insan sağlığı açısından hayati bir önem taşımaktadır. Kabak çekirdeği aynı şekilde bağışıklık sistemi için çok önemli olan çinkoyu da bol miktarda içermektedir. Prostat kanseri başta olmak üzere birçok kanser türüne yakalanma riskini azaltma özelliği vardır. Bol miktarda omega-3 yağları içerir.

Kabak Çekirdeği Kalp Sağlığını Korur: Bir su bardağı kabak çekirdeği, bünyenin ihtiyaç duyduğu fizyolojik fonksiyonlar için önemli miktarda magnezyum sağlamaktadır. Kabak çekirdeğinin içerdiği magnezyum, kalp sağlığı başta olmak üzere birçok organ için önemlidir. Kan damarlarının gevşemesini sağlar. Magnezyum diş sağlığı için çok önemlidir, kemik sağlığı ve bağırsak fonksiyonlarını destekler.
Kabak çekirdeğinin bol miktarda içerdiği magnezyum aynı zamanda kalp krizini önler. Bununla birlikte kan basıncını sağlıklı bir seviyede tutarak başarır.
Kabak Çekirdeği Bağışıklık Sistemini Güçlendirir: Kabak çekirdekleri çinko açısından çok zengin besin kaynağıdır. Çinko bağışıklık siteminin güçlenmesi yanınında hücrelerin çoğalması, uyku sorunlarının giderilmesi, göz ve cilt sağlığı için de önemli bir mineraldir. Bunun yanında özellikle erkekler için cinsel fonksiyonları arttırmada etkilidir.


Birçok sebebe dayalı olarak bünyede olması gereken çinko seviyesi düşmektedir ve bu durum bazı hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Çinko eksikliğinden dolayı soğuk algınlığından çabuk etkilenme, grip hastalığı, depresyon, akne, düşük yağma gibi bazı ciddi sağlık problemleri meydana gelmektedir.
Düzenli olarak kabak çekirdeği tüketimi, bünyenin ihtiyacı olan çinko değerini sürekli sağlıklı bir seviyede tutar ve yukarıda bahsedilen sağlık sorunlarıyla karşılaşmayı engeller.
Kabak Çekirdeklerindeki Omega-3’ün Gücü: Kabak çekirdekleri diğer bazı besin kaynaklarının içerdiği Omaga-3 açısından zengindir. Omega-3 yağları diyabet etkisini azaltır, kalp hastalıklarından korur, kötü kolesterole karşı etkilidir, kanın akışkanlık seviyesini arttırır. Böylece damar tıkanıklığını büyük derecede önler. Bütün bunların dışında bünyenin kanserle mücadelesine yardımcı olur. Kanserden başka birçok hastalığa yakalanma riskini ciddi anlamda azaltır. İltihap sorunlarına karşı etkilidir, yaşlanmayı yavaşlatır.

Kabak çekirdeğde bol miktarda bulunan omega-3 yağlarının bile sağlığımıza onlarca faydası vardır. Bu yüzden bütün yıl boyunca tüketmemiz gereken besinler listesine kabak çekirdeğini eklemek için yeterince sebebimiz var.
Prostat Hastalığından Korur: Bu başlıkla özellikle erkeklerin ilgilenmesi gerekir. Son yıllarda erkeklerde en sık karşılaşılan sorunlardan bir tanesi de prostat hastalıklarıdır. Kabak çekirdekleri prostat hastalıkları karşısında çok etkili olan çinkoyu bol miktarda içermektedir. Bu konuyla alakalı olarak yapılan birçok bilimsel araştırma burada yazılanları destekleyici niteliktedir. Kabak çekirdeğini düzenli olarak tüketen erkekler, prostat hastalığına karşı önceden önlem almış olur.
Kabak Çekirdeği Diyabete İyi Gelir: Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler insülin düzeyini dengelediğini ortaya koymuştur. Diyabetten kaynaklanan komplikasyonları önleyerek ayrıca diyabet hastalığından kaynaklanan diğer sağlık sorunlarıyla karşılaşmamıza engel olur. Bunların başında kalp ve göz sağlığı gelmektedir.

Kabak Çekirdeği Kalp ve Karaciğer Sağlığına Faydalıdır: Kabak çekirdeği sağlıklı yağlar, lifler ve antioksidanlar açısından zengindir. Kabak çekirdeğinin içerdiği bu maddeler kalp ve karaciğer sağlığı açısından önemlidir ve bu organları güçlendirir.
Kabak Çekirdeği Dinlendirir: Akşamları yatmadan önce bir miktar kabak çekirdeği tüketmek melatonin ve serotonin üretimi için gerekli triptofanı arttırır. Böylece sağlam bir uyku çekme ve dinlenme imkanı elde etmiş olursunuz. Kabak çekirdeği özellikle stresli ve yorgun iş günlerinden donra deliksiz bir uyku ile dinlenmek için harika bir tercih olabilir.
Kabak Çekirdeğinin Zararları: Kabak çekirdeğinin zarar verdiğine dair herhangi bir kaynak yoktur.

Uyarı: Annelerin hamilelik ve emzirme döneminde fazla tüketmesi kilo almalarına neden olabilir.
Tavsiyeler=====;
Kabak çekirdeğinin faydalarından maksimum derecede faydalanmak için çiğ yenilmesi gerekir. Kuruyemişçilerde satılan kabak çekirdekleri genelde sıcak ortamlarda uzun süre kaldıklarından dolayı kısmen özelliklerini yitirler. Bu yüzden yemeklerde kullanmak için aldığınız kabaklardan çıkaracağınız çekirdekleri tüketmeniz daha faydalı olacaktır.

merics
Mesajlar: 789
Kayıt: 09 Tem 2015, 17:05
İletişim:

Re: Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Mesajgönderen merics » 19 Haz 2017, 14:22

Resim

Kantaron otunun esas özelliği ve faydaları:

1– Beyni sakinleştirir.
2– İştahı açar.
3– Sinirsel depresyonu önler.
4– Yara iyileştirici özelliğine sahiptir.
5– İshali keser.
6– Solucan düşürür.
7– İdrar söktürür.
8– Böbrek ve Safra kesesindeki taşların düşmesinde yardımcı olur.
9– Sindirim sistemini düzenler.
10– Kan temizleme özeliğine sahiptir.
11– Romatizmayı önler.
12– Hastalık sonrası vücudun güçlenmesinde son derece yararlıdır.
13– Çocukların yatak ıslatmalarında kullanılabilir.
14– Haşlanmış suyu dezenfekten olarak kullanılır.
15– İrinli yaraların çabuk iyileşmesinde yardımcı olur.
16– Karaciğer, böbrek, mide hastalıklarında kullanılabilir.
17– Bronşitlerde, Akciğer iltihaplarına iyi gelir.
18– Soğuk algınlığında terletici etkisi ile hastaya iyi gelir.
19– Hazırlanmış tıbbî yağı, güneş ve diğer yanıklarda, kesiklerde kullanılır.
20– Safra söktürücü ve ağrı kesici etkisine sahiptir.
21– Kansere karşı koruyucu etkiye sahiptir. Bundan başka birçok alanda kullanılır. Kantaron bitkisi doğru ve dozunda kullanıldığında yaklaşık 50 çeşitten fazla hastalığa yarar sağladığı kanıtlanmıştır.

KULLANMA ŞEKLİ:

Taze kurutulmuş Kantaron otunun çiçeğini ezdikten sonra 1–1.5 litre suya bir yemek kaşığı atılır. Sonra hafif ateşte 10–15 dakika kaynatıp, gün içerisinde çay, su yerine içilir veya ezilen bitkiyi 3 katı bal ile karıştırıp sabah, öğlen ve akşam tok karına yenilir.

KULLANMA SÜRESİ:

Şikayet ortadan kalktıktan sonra hemen kesilmelidir. Eğer şikayet devam ederse, 6 ay kullandıktan sonra en az 3 ay ara verilmelidir.

ZARARLARI:

Uzun süre ve fazla kullanıldığında vücutta kaşıntı yapar.

Bu bitkinin sadece çiçeği değil; yaprağı ve dalı da çok faydalıdır. Herkes, hasta olmadan önce de bu bitkiyi ara–sıra çay yerine kullanmalıdır. Özelikle ruhsal gerginlik hâllerinde bu şifalı bitki çok yararlıdır.

Kantaron Otunun Faydaları Yararları:

Kantaron Otu: Daha çok ılıman iklimlerde yetişen ve farklı renklerde çiçek açan bir bitki olan Kantaron Otu Bitkisi, A ve C vitaminleri ile çeşitli mineraller içerir. Sarı Kantaron ve Kırmızı Kantaron olarak ikiye ayrılır. Sarı kantaron daha çok sinirsel rahatsızlıklar için, kırmızı kantaron ise mide ve sindirim sistemi rahatsızlıkları için kullanılır.
Kantaron Otunun Faydaları: Kantaron çayı vücuda kuvvet verir. Nekahat devresini kısaltır. Yaraların iyileşmesini hızlandırır. İştah açar, hazmı kolaylaştırır ve mide ağrılarını azaltır. Ateş düşürücüdür. Astımda da faydalıdır. İshali keser. Midedeki asit fazlalığını azaltarak mide ülserine karşı faydalı olur. Damar sertliği ve akciğer hastalıklarında yararlıdır. Balgam söktürücüdür. Kantaron otu, depresyonu azaltır. Sinirsel altını ıslatmalarda, uykusuzluk, korku ve gerginlikte de faydalıdır. Adet sancılarını ve menopoz şikâyetlerini azaltır.

Kantaron Otu ve Yağı Nasıl Kullanılır? Kantaronun çoğunlukla kökü kullanılır. Kantaronun zeytinyağında bekletilmesi ile elde edilen Kantaron Yağı da özellikle romatizma, siyatik ağrıları ile bel ve sırt ağrıları için masajla birlikte kullanılır. Kantaron yağı yanıklarda da faydalıdır. Kantaronu hamilelikte kullanmak tavsiye edilmez, ayrıca her durumda aşırı kullanımdan kaçınmalıdır.

Yara ve yanık iyileştirici,Antiseptik, kanama durdurucu, iltihap önleyici mucizevi yağ olan kantaron yağı, daha bir çok şifa özelliğini bünyesinde barındırıyor.
Hem haricen, hem de içilerek hastalıkların tedavisinde kullanılıyor.
Hücre yenileyici niteliği sebebiyle, özellikle yara ve yanıklarda oldukça etkili.

Kantaron yağı hem kantaron bitkisinin, hem de zeytinyağının şifasını bünyesinde barındırıyor. Eski çağlardan beri kullanılan kantaron yağının, mikrop öldürücü ve damar büzücü etkisi modern araştırmalarla da kanıtlanmış durumdadır.

Kantaron yağını evinizde bulundurmanız şiddetle tavsiye ediliyor. Ona en beklenmedik anda ihtiyaç duyabilirsiniz. Zaten kantaron yağını kullanıp etkisini gördüğünüzde, ondan vazgeçemeyecek, çevrenizdeki insanlara da tavsiye edeceksiniz.

KANTARON YAĞININ ŞİFA ÖZELLİKLERİ

Kantaron yağı her türlü yaralarda başarıyla kullanılmaktadır. Açık yaralar, taze yaralanmalar, kesikler, ezikler, çarpmalar sonucu oluşan morluklar vb durumlarda iyileşme sağlar.
Kantaron yağı;
*Antiseptik özelliğiyle yarada mikrop üremesini engeller
* İltihap önleyici özelliğiyle yarada herhangi bir iltihap oluşmasına engel olur
*Damar büzücü etkisiyle kanamayı kısa sürede durdurur
*Hücre yenileyici özelliğiyle yaranın çabuk kapanmasını sağlar
*Aynı zamanda sürüldüğü sürece yaranın sebep olduğu ağrı ve sızıları yok eder, büyük bir rahatlama sağlar.

Yanıklarda ve haşlanmalarda da kantaron yağı bir numaralı yardımcınız olmalı. Yanıkları kısa sürede iyileştirdiği gibi, yanık anındaki acıyı dindirir. Yanığın mikrop kapmasını ve iltihap oluşumunu engeller. Güneş yanıklarında da kantaron yağından yararlanabilirsiniz. Yanık bölgelerinize sürdüğünüzde acınızın azaldığını hemen hissedeceksiniz. Yanıklarınız kısa sürede iyileşecektir.

Trafik kazaları sonucu meydana gelen iç yaralanma ve iç kanamalarda hem sürülerek, hem de dahilen içilerek kullanılır. Damar büzücü oluşu sebebiyle iç kanamaların durmasına yardımcı olur.

Hematomlarda (derideki mavi-mor lekeler), beze şişkinliklerinde ilgili bölgeye sürülüp masaj yapılır.

Pürüzsüz bir cilde sahip olabilmek için, cilt bakım yağı olarak yararlanabilirsiniz.

Kantaron yağının bebeklerin pişiklerinde de çok etkili olduğu kanıtlanmış.

Yine bebeklerin karın ağrılarında kantaron yağı kullanıldığında ağlamaları sona erer. Ağlayan bebeğin karnına kantaron yağıyla, sağ avuç içi kullanılarak hafif hareketlerle masaj yapılır. Masaj yaparken bebeğinize sevginizi hissettirmeyi de sakın unutmayın.

Sırt ağrıları, lumbago, siyatik ve romatizmada masaj yağı olarak kullanılmaktadır. Yalnız bu rahatsızlıklarda 1/10 oranında ardıç veya kekik yağı (yada her ikisi de) eklenerek kullanılır. Ağrıyan bölgeye bu yağla masaj yapılır. Kısa sürede ağrılarınızın hafiflediğini göreceksiniz. Değişik bitki kürlerinin yanı sıra, bu masajla hastalığınızı tamamen tedavi etme şansına sahipsiniz.

Dahilen kullanımda kan şekerinin düşürülmesine yardımcı olur.
Yine dahilen iç ve dış varislerin tedavisinde etkilidir. Bunu damar büzücü özelliğiyle yapar.

Mide ağrılarında ve mide ülserinin tedavisinde de dahilen kullanılır.

Yaz-kış ayaklarını ısıtamayanlar kantaron yağından yararlanmalı. Ayakları üşüyenler ayrıca bacak bacak üstüne atmamalı. Bu enerji dolaşımını kilitler ve ayakların üşümesine sebep olur.

Uyarı: dahilen kullanımlarda günde bir tatlı kaşığından fazla içilmesi uygun değildir.

merics
Mesajlar: 789
Kayıt: 09 Tem 2015, 17:05
İletişim:

Re: Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Mesajgönderen merics » 21 Haz 2017, 18:56

Resim

Zencefilin Faydaları:
Zencefil’in sağlığa faydaları çok eski tarihlerden beri bilinmektedir ve eski çağlardan beri bitkisel ilaç olarak kullanılmaktadır. Zencefil Güneydoğu Asya kökenli bir bitki türüdür ve daha sonra Asya ve diğer tropikal Asya bölgelerine yayılmıştır. Zencefil bir metre boyuna kadar büyüyebilen ve taze yada kurutulmuş olarak tüketilebilen bir bitki türüdür.
Şifa kaynağı çok yüksek olan zencefil, yemeklerde ve Asya bölgesinde turşu olarak da kullanılır. Yüksek derecede uçucu yağlar içeren zencefil aynı şekilde yüksek vitamin ve besin kaynağıdır.
Zencefilin %3’ünü uçucu yağlar oluşturur ve tadını phenylpropanoid adındaki maddelerden alır. Bunun dışında zengin bir B3, B6 ve demir, kalsiyum, fosfor, sodyum, potasyum, magnezyum minerallerini içermektedir. Bunların dışında zencefil ayrıca leysin, treonin, triptofan, valin, fenilalanin gibi amino asitler içermektedir.

Zencefilin ilaç sektöründe kullanılması yanı sıra, hastalıklar esnasında kısa zamanda sonuçlar alabilmek için alternatif tıp tarafından da kullanılmaktadır. İçerdiği zengin vitamin ve besinler yardımıyla hastalıklara mücadele ve korunma için de önemli bir bitkidir.

Zencefilin Kana Faydaları: Zencefil normal kan sirkülasyonunu korur. İçerdiği krom, çinko ve magnezyum kan akışını hızlandırdığı gibi aşırı terleme, ateş ve titremeyi önler. Ayrıca vücudun sıcaklığını dengeler.
Zencefilin Mideye Faydaları: Zencefilin mide bulantılarına ve kusmalara karşı etkili olduğu bilinmektedir. Kesin olarak nedeni bilinmiyor ama deniz harbiyeleri üzerinde yapılan araştırmalar sonucu bu ispatlanmıştır. Mide ve pankreas enzimlerini uyarıcı özelliğinden dolayı vücutta emilimi arttırır.
Zencefilin Soğuk Algınlığına Faydaları: Zencefil Asya bölgesinde binlerce yıldır soğuk algınlığı ve gribe karşı doğal tedavi yöntemi olarak kullanılmaktadır.
Zencefilin Hazıma Faydaları: Mide hastalıklarıyla çok iyi mücadele eder. Zencefil gıda emilimini arttırarak hazmı destekler, böylece olası mide ağrılarından korur. Zencefil inflamasyonu düşürücü özelliği vardır.
Zencefilin Kolon Kanserine Faydaları: Kolon kanserini önlemede önemli bir rol üstlenir. Modern tıp, özellikle Minnesota Üniversitesinde yapılan bir çalışmada zencefil kolorektal kanser hücrelerinin büyümesini yavaşlattığı tespit edilmiştir.
Zencefilin Ağrı ve İltihaplara Faydaları: Ağrı ve iltihabı azaltır. Zencefil, bilinen en güçlü anti-enflamatuvar maddeler içerdiğinden dolayı doğal ve çok güçlü bir ağrı kesicidir.
Zencefilin Solunum Yollarına Faydaları: Solunum yolu hastalıklarını tedavi eder. Eğer sürekli öksürme sorununuz var ise mutlaka zencefil tüketmelisiniz. Zencefil, içerdiği besin maddelerinin yardımıyla ciğerleri genişletir, mukuslara etki eder ve daha rahat nefes alıp vermenizi sağlar. Bunun yanında doğal bir balgam söktürücüdür, balgamların gevşemesini ve atılmasını sağlar,
Zencefilin Yumurtalık Kanserine Faydaları: Yumurtalık kanseri tedavisine destek olur. Toz zencefil yumurtalık hücrelerinin ölümüne neden olan kanser hücrelerini öldürme özelliğine sahiptir.
Zencefilin Bağışıklık Sistemine Faydaları: Bağışıklık sitemini güçlendirir. Zencefil bağışıklık sisteminin güçlenmesine yardımcı olur. Düzenli olarak günde bir miktar zencefil tüketmek arterlerde meydana gelen yağlanmaları engeller ve felç riskini düşürür. Bunun yanı sıra midede meydana gelebilecek bakteriyel enfeksiyonlara karşı bizi korur, öksürük ve boğaz tahrişlerini giderir,
Zencefilin Bulantıya Faydaları: Sabahları meydana gelen ve bazı kişilerde kronik olarak görülen mide bulantılarına iyi gelir.
Zencefilin Kusmaya Faydaları: Bulantı ve kusmaya iyi gelir. Zencefil özellikle denizlerde meydana gelen bulantı ve kusmalara karşı iyi gelir. Hamilelik döneminde şiddetli şekilde bulantı ve kusma problemi yaşayan kadınlar için iyi geldiği bilinmektedir.
Zencefilin Şeker Hastalığına Faydaları: Zencefil şeker hastalarına iyi gelmektedir ve ayrıca kandaki yağ düzeyini düşürerek damarları korur.
Zencefil çayının faydalarıZencefil Çayının Faydaları:
Zencefil çayının iki şekilde faydasını görüyoruz: Birisi hastalıkları önleme diğeri ise tedavi. Bazı hastalıklar için tedavi özelliği olan Zencefil çayı bazı hastalıklar için ise koruma görevi üstleniyor.
Zencefil Çayı Kanserle Savaşır. Yapılan araştırmalar zencefil çayının yumurtalık hücrelerini öldüren kanser hücrelerini yok ettiğini ortaya koymuştur. Hatta daha umut verici özelliği ise yumurtalık hücrelerine saldıran kanser hücrelerine karşı bir kalkan görevi üstlenir.
Bağırsak Sendromuna iyi gelir. Bağırsak sendromundan muzdarip olan kişiler yemeklerde salatalarda zencefil kökü kullanmanın yanında zencefil çayı tüketerek bu sorunu aşabilirler.
Alzheimer Hastalığından korur. Ailenizde alzheimer hastasının olması sizi endişelendirmesin. Beyin hücrelerinin fonksiyonlarını yitirmesinden dolayı medyadan gelen hastalığından en önemli korunma yöntemlerinden birisi düzenli olarak zencefil çayı tüketmektir.
Sindirim sistemine faydalıdır. Zencefil çayı sindirim ve hazım sorunu olanlar için çok iyi bir şifa kaynağıdır. Midenin asit üretme problemlerinde de zencefil çayının ciddi yardımı vardır. Bu özelliğinden dolayı kilo vermek isteyenlerin en önemli yardımcılarından birisi şüphesiz zencefil çayıdır.
Kasları rahatlatır. Zencefil çayı yorgun kasları güçlendirir ve kaslarda yağ oranını ayarlar.
Zencefil Çayı sinüsleri temizler. Zencefil çayının sinüsleri temizlediği çok az bilinen bir gerçektir. Fakat sürekli olarak tüketilmesi sinüs sorunu yaşayanlar için önemli bir yardımcı bitkidir.
Bağışıklık sitemini güçlendirir. İçerdiği zengin besin maddeleri ve vitaminler sayesinde hastalıklarla mücadele etmesi için bağışıklığı güçlendirir ve sürekli zinde kalmanızı sağlar.
Sakinleştirici özelliği vardır. Zencefil çayının sinirler üzerinde de etkisi önemli derecededir. Sinir hücrelerinin yenilenmesine yardımcı olurken, sinirsel hastalıklardan koruyucu özelliği vardır.
ÖKSÜRÜK İÇİN KARIŞIM:
Bir kahve fincanı balın içerisine bir çay kaşığı(tepeleme)toz cencefil konup karıştırılır.
Sabah akşam yemekten evvel 1 çay kaşığı yenir.

merics
Mesajlar: 789
Kayıt: 09 Tem 2015, 17:05
İletişim:

Re: Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Mesajgönderen merics » 22 Haz 2017, 14:18

Resim

NAR:
Narın Faydaları hakkında çok az şey biliriz. Halbuki ki, narın insan sağlığına olan faydaları saymakla bitmez. Çekirdeklerinden, tanesine, kabuğundan suyuna kadar birçok hastalığa deva olan nar, aynı zamanda vücudu hastalıklara karşı da bir kalkan gibi korumaktadır.
Nar bol miktarda C vitamini, polyphenol, demir, potasyum içerir ve bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Ayrıca kolestrol ve şekeri dengeleyen nar, kanser hücrelerinin gelişmesine engel olurken, kalp sağlığının korunmasında da yardımcı olur.
C, B1 ve B2 vitaminleri yanında zengin potasyum içeren ve yaklaşık bir su bardağı nar suyu günlük ihtiyacımız olan C vitamininin % 25’ini karşılar. İsmi
Mucizevi şifa kaynağı narın içi de dışı da insan sağlığına inanılmaz faydalıdır. Narın kabuğu cildi yumuşatır ve enfeksiyonlardan korur, narın suyu birçok hastalığa şifadır, nar mideyi temizler, ülsere iyi gelir, öksürüğe çok iyi gelir, akciğeri güçlendirir, kabızlığı giderir, kalp ve mide ağrılarını giderir. Narın şifasından maksimum derecede faydalanabilmek için nar taze iken yenmeli ve suyu taze olmamalıdır.
Narın önemli özelliklerinden bir tanesi de, genel anlamda vücutta bulunan damar sitemini koruması ve kalp sağlığına yardımcı olmasıdır. Özellikle damar tıkanıklığına neden olan ACE adındaki enzimi engeller.
Bütün bu özelliklerinden dolayı, sofralarımızdan eksik etmememiz gereken narın diğer bir faydası da damar sertliklerini gidermesi, tansiyon düşürücü, kan yapıcı özelliklere sahip olmasıdır.
Genel anlamda sağlığa faydası olan nar, son zamanlarda özellikle prostat kanseri tedavisinde kullanılmaktadır.
Narın Kalp ve Damarlara Faydaları: Narın içerisinde bulunan polifenol ve antociyanin adlı maddeleri E vitamininden 20 kat daha fazla güçlüdür ve bu maddelerin antioksidan özellikleri damarlarda meydana gelen plak artışını ve daralmayı önler. Ayrıca nar bir nevi doğal antibiyotik görevi gördüğünden dolayı kalp ve damarlarda bulunan zararlı maddeleri temizler, mikropları öldürür. Her gün sıkılmış bir bardak nar suyu kalp ve damarlara iyi gelir.
Gribal Enfeksiyonlara Faydaları: Narın içerdiği antioksidanlar gribe neden olan mikrop ve virüsleri zararsız hale getirir. Bununla birlikte bakteriler tarafından kaynaklanan enfeksiyon hastalıklarına karşı özellikle nar suyunun ciddi anlamda koruyucu etkisi vardır. Özellikle kış aylarında artan gribal enfeksiyonlara karşı önceden tüketilmesinde fayda vardır. Çünkü narın içerdiği C vitamini vücudun soğuk algınlığına karşı direncini arttırır.

Nar Prostat Kanserini Engeller: Nar özellikle prostat kanserine karşı etkilidir. Birçok bilimsel araştırma sonucu narın prostat kanserine yakalanma riskini azalttığını ortaya koymuştur. Bununla birlikte prostat kanseri tedavisi için yapılan çalışmalarda narın kanser hücrelerinin hızını yavaşlattığı ortaya konulmuştur. Bu yüzden özellikle düzenli olarak nar suyunun tüketilmesi bilim adamları tarafından tavsiye edilmektedir.
İshale Faydaları: Narın içerisinde ve taneleri arasında bir damar halinde bulunan beyaz tabaka mideye iyi gelir ve güçlendirir. Aynı şekilde kabukları da ishale karşı etkilidir. Nar kabuğu kaynatıldıktan sonra soğumaya bırakılır ve biraz bal ile tatlandırılarak içilir. Narın kabuğuyla yapılan bu karışım ishali keser.
Mideye Faydaları: Yukarıda belirttiğimiz gibi, narın içerisinde bulunan beyaz tabaka midenin kuvvetlenmesini sağlar. Bunun yanında düzenli olarak ekşi nar pekmezi bal ile karıştırılarak alındığında mide iltihabına iyi gelir. Fakat bu karışım aç karınla alınmalıdır. Yemekten sonra bir tane nar yemek alınan gıdaların hazmını kolaylaştırır. Midede meydana gelen değişikliklerden dolayı oluşan kusma veya kusma hissine karşı ekşi nar iyi gelir.
Enfeksiyon, iltihap ve yaralara faydaları: Genel anlamda insan sağlığına faydası olan narın ayrıca doğal antibiyotik etkisi olduğunu söylemiştik. Vücudumuzun içerisinde bulunan organlarda meydana gelebilecek iltihap ve yaralara faydası olduğu gibi, cildimizde meydana gelen yara ve iltihapları önleyici etkisi vardır. Cildimizin herhangi bir yerinde meydana gelen yara veya iltihaplara nar kabuğunu sürerek giderilmesini sağlayabilirsiniz.

Nar Genç Kalmanızı Sağlar: Narın içerdiği maddelerin kozmetik ürünlerinde de kullanıldığını biliyor muydunuz? Özellikle Amerika ve Çin’de yapıla araştırma sonuçları kozmetik ürünlerinin de dikkatini çekiyor. Hatta artık bazı kozmetik ürünleri narın içerdiği bazı elementleri ürünlerinde kullanmaya başlamışlar bile. Narın içerisinde buluna antioksidanlar kozmetik ürünlerinde kullanılıyor. Bu yüzden özellikle yüz maskelerinde narın suyu ve kaynatılmış nar kabuklarını kullanabilir ve genç kalmayı başarabilirsiniz.Buraya kadar narın genel anlamda faydalarından bahsettik. Narın diğer çeşitlerinin ve farklı uygulamalarının faydalarından bahsedeceğiz:
Kudret Narının FaydalarıKudret Narının Faydaları:
Kudret Narı Afrika ve Asya ilkelerinde yetişir. Çok yüksek derecede E, C vitaminleri ve proteinler içerir.
Hazımsızlığı giderir.
Hücrelerin yenilenmesine yardımcı olur.
Kanserli hücrelerin yayılma hızını azaltır.
Sindirime yardımcı olur, hazımsızlığı giderir ve sindirim organların işlevlerini daha iyi yapmalarını sağlar.
Metabolizmayı hızlandırır ve bağışıklık sistemini güçlendirir
Yapraklarından hazırlanan çay Karaciğere faydalıdır, Kan şekerini düzenler.
Egzama ve sedef hastalıklarına iyi gelir.
Kanserin yayılma hızını azaltır ve kanser hücrelerini öldürme özelliği vardır.
Romatizma ve eklem ağırlarının olduğu bölgelere uygulandığında ağrı kesici özelliği vardır.
Bayılmalara karşı nar suyu içilebilir.
Bağırsak parazitlerini öldürür ve iyi bakterilerin artmasını sağlar.
Önemli NOT: Nar suyu hazırlamada genel bir yanlış uygulama vardır ve sadece nar tanelerinden yapılır. Halbuki, kabuğu dâhil, meyvenin bütün parçaları kullanılmalıdır. Fakat nar kabuğunun etkisi çok güçlü olduğu için zehirleme etkisi vardır. Bu yüzden kabuğun tamamını değil de bir kısmı ve çok azı kullanılmalıdır.

merics
Mesajlar: 789
Kayıt: 09 Tem 2015, 17:05
İletişim:

Re: Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Mesajgönderen merics » 24 Haz 2017, 19:19

Resim

Kızılcık Kirazı

Kızılcığın diğer adı da dağ kirazıdır. Kızılcığın faydaları saymakla bitmez. kızılcık kirazının ağacı çalıgillerden olup yaklaşık bir metre boyutundadır. Çiçekler salkım ve şemsiye şeklinde sarı renkli çiçekleri vardır. 40 kadar türü bulunur. Meyvesi yuvarlak olup, yurdumuza yetişen yürü sarı çiçekli kızılcık türüdür. boyları 6-7 metre olup, çalı şeklinde olanları kış aylarında yapraklarını döker baharda çiçekleri yapraklarından önce açar ve çiçekleri sarı renktedir. yaprakları karşılıklı dizilmiş şeklindedir. Meyveleri son bahara doğru olgunlaşır. Kırmızı parlak renkte olup ve lezzetli hafif buruk tadında ve çapı 1.1,5 boyutlarındadır. Meyveleri şeker, karbonhidrat maddeler açısından zengindir. kabuklarında reçineli maddeler bulunur. Kabukları aynı zamanda ateşte düşürür.

Kızılcıktan marmelat, reçel, ekşi, kızılcık hoşafı ve kızılcık şerbeti bunun gibi bir çok şeyler yapılır. Kızılcık kirazının faydaları saymakla bitmez. Evde yapılan kızılcık şerbeti birçok hastalık kullanılmaktadır. Kızılcığın faydalarına genel olarak bakıldığında cilt enfeksiyonlarında, egzama, kabızlık, ateş, isal, romatizma ve gut hastalığı gibi pek çok hastalığa iyi geldiği söylenir. kızılcığın rengini antioksidanlar vermektedir ve antioksidanlar vücut için çok faydalıdır. Kızılcığın içinde antioksidanlar olduğu için bir takım faydaları, idrar enfeksiyonlarını ve mesane enfeksiyonlarına iyi gelir ve aynı zamanda isali kesmekte de çok faydalı bir meyvedir. Kızılcığın içindeki maddeler arasında folik asit, sitrik asit ve kuinik asitten oluşur. Ekşiliğini bu asitlerden alır ve bu asitleri almasının sayesinde kızılcık böbrek taşı düşürmede de kullanılmıştır. Kızılcığın içeriğinde oldukça fazla mineraller ve vitaminler bulunmaktadır. A ve C vitamini ile birlikte demir, iyot, kükürt, fosfor, bakır, kalsiyum, magnezyum, niasin, riboflavin, karoten, tiamin... gibi oldukça zengin vitaminler ve mineraller içeren kızılcık çok güçlü antioksidan özeliğine sahiptir.
Kızılcık Kirazı bu içeriğin zenginliği sayesinde kızılcığın faydası sayesinde kızılcığın grip ve soğuk algınlığına da iyi geldiği bilinir. Bağışıklık sistemi problemlerinde ileri gen hastalıklara da iyi gelir. Kızılcık bağışıklık sistemini güçlenmesine iyi gelen kızılcık içeriğinde bulunan yoğun lif sayesinde sindirim sistemini düzenli ve sağlıklı çalışmasına yardımcı olur. Özelikle zayıflamak isteyen kişiler kızılcıktan yararlana bilirler. Çünkü kızılcık toklu hissi uyandırdığı için rejim yapmak daha da kolaylaşacaktır.

Kızılcıkta portakaldan daha fazla C vitamini vardır. Kızılcık safrayı keserek mideyi rahatlatır. iştah kesici özelliği vardır, zayıflatıcı özelliği bulunur.Uykusuzluk, yorgunluk gibi sorunların giderilmesine yardımcı olur. Bağışıklık sistemine destek olur. İshale karşı etkilidir. Ağızda oluşan yaraları giderir. Kabukları yara döktürür. kabızlık yapar. Ağızda oluşan yaralara iyi gelir. Kızılcık şurubu veya kızılcık suyu vücuda enerji ve kuvvet verir. Kızılcık idrar yolu enfeksiyonuna iyi gelir. kızılcık suyu kondom ve diyafram kullanımın da oluşan probleme iyi gelir. İdrarda kalsiyum var ise, böbrek taşı oluşumunu engellemede bulunmaz nimettir. Kızılcık tümör gelişimini yavaşlatır. karaciğer, prostat, meme, yumurtalık ve kolon kanserine de iyi geldiği saptanmıştır. İçerdiği salisilik asit nedeni ile şişlikleri azaltığı ve kan pıhtılaşmasını ortadan kaldırıcı ve tümörleri küçültücü özelliğe sahiptir. Kızılcıkta ki proantosiyanidinler bakterilerin diş yüzeyine bağlanmasına önleyerek, ağız sağlığını korur. Bu arada asit salgılanmasına ve plak oluşumunu engeller. Diş eti hastalığına iyi geldiği söylenmektedir. C vitamini içerdiği için de iskorbüs hastalığına karşıda koruma sağlamaktadır.

Kızılcık kirazı zararları :
Ağır şeker hastalarının, kabızlık sorunu olanlar, antibiyotik tedavisi gören kişilerin, vajinal mantara eğilimi olan kişilerinde mantarı artırıcı özelliği olacağından kızılcığın dikkatli tüketilmesinde fayda vardır. Kızılcığın çokta bilinen bir yan etkisinin olduğu bilinmemektedir.

merics
Mesajlar: 789
Kayıt: 09 Tem 2015, 17:05
İletişim:

Re: Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Mesajgönderen merics » 26 Haz 2017, 20:30

Resim


Su teresi öyle bir bitkidir ki açık yaralardan tutun da cinsel rahatsızlıklara kadar her türlü soruna iyi gelmektedir. Özellikle her formda tüketilebilir olması, su teresini son derece değerli kılmaktadır. Genellikle bataklık gibi bol suyun olduğu bölgelerde yetişen bu bitki nemin yüksek olduğu yerlerde çok daha fazla büyüyebilir. İçinde barındırdığı kükürt, demir, potasyum, fosfor ve iyot gibi mineraller sayesinde çiğ veya pişmiş olarak tüketilmesi halinde, vücutta eksik olan çoğu maddeyi yeterli hale getirecektir.
Sadece mineral değil, vitamin açısından da oldukça zengin olan bu bitkinin, dış yüzeyinin de şifalı bir yönü bulunmaktadır. Bitki yaprakları hiçbir işleme tabi tutulmadan harç formuna sokularak açık yaralara sürüldüğünde, sihirli bir merhem etkisi yaratarak iyileşme sağlamaktadır.

1. İnflamatuar cilt sorunlarında:
Doğal bir anti inflamatuar, anti mikrobiyal ve anti bakteriyel olan su teresi çeşitli bulaşıcı cilt hastalıklarında son derece etkilidir. Özellikle sivilce ve siyah nokta gibi cilt sorunlarında kullanılabilir. İltihabın kurumasına yardımcı olurken kızarıkları hafifletir ve yatıştırır. Bölgeyi temizler ve olası enfeksiyonları engeller.

2. Bir anti aging olarak çalışır:
Su teresi bolca A vitamini ve C vitamini içerir. Bu içeriği ile güçlü antioksidanlara da sahiptir. Bu nedenle serbest radikallerin cilt içinden atılmasına yardımcı olur. Yaşlanma belirtilerini hafifletmek için; ince çizgiler ve kırışıklıklar için kullanılan etkili çözümlerden biridir.

3. Cildi yatıştırır:
Su teresi yatıştırıcı ve soğutma doğası ile kaşıntı ve yanma gibi sorunları hafifletmeye yardımcı olur. Egzama gibi cilt sorunlarının tedavisinde son derece etkilidir. Cilt yanıkları ya da kaşıntı hissi ile böcek sokması belirtilerini hafifletmek için de kullanılabilir.

4. Cildi kanserden korur:
İçerisindeki C vitamini ve A vitamini ile su teresi cildi güneşin zararlı ışınlarından korur. Güneşin etkilerini engellerken kanseri de engelleyen 2 güçlü antioksidan içerir.
Su teresinin saça yararları

5. Saç derisinin yumuşaması için:
Su teresi çeşitli mineraller ve vitaminler açısından zengindir. Bu nedenle saç diplerinde de kullanılabilir. Kan akışını artırırken saç diplerinin temiz tutulmasına yardımcı olur. Kepek sorununu gidermek için kullanılabilir.

6. Saç diplerinde enfeksiyonu önler:
Çinko ve kükürt içeren su teresi cildi ve saçları bakteriyel enfeksiyonlara karşı korur. Ayrıca, saç diplerinin nemli kalmasına yardımcı olur.

7. Saç kaybını önler:
Saç dökülmesi sorunu için de su teresi kullanılabilir. Saç yapısını güçlendirdiği için dökülmeyi en aza indirir. Yeni saçların çıkmasını hızlandırır.

8. Saç büyümesini destekler:
Su teresi suyu, saçların sağlıkla uzamasına yardımcı olur. Saç büyüme hormonlarını geliştirir. İçerdiği yüksek miktardaki A vitamini ile saçların beslenmesine yardımcı olur.
Su teresinin genel sağlığa yararları

9. Doğuştan gelen anti-kanserojen özellikler:
Yapılan çalışmalar, turpgillerden olan su teresinin anti kanser özellikleri olduğunu göstermektedir. İçerisindeki klorofil varlığı ile birlikte bu bitki anti oksidanlar açısından son derece zengindir. Oksidatif hasarı tetikleyen serbest radikaller ile mücadeleye yardım eder.

10. Göz sağlığı için mükemmel çözüm:
Su teresi vitamin A açısından son derece zengindir. Bu bitki günde bir kase kadar tüketildiğinde göz hastalıklarının hafiflemesi sağlanabilir. Aynı zamanda katarakt ve makula dejenerasyonu gibi ciddi sorunları da engeller.

11. Bağışıklığı kuvvetlendirir:
C vitamini açısından zengin olan su teresi bağışıklık sistemini kuvvetlendirir. Böylelikle olası enfeksiyonlar ve otoimmün hastalıklar önlenmiş olur. Var olan hastalıkların hafiflemesine de yardımcı olur.

12. Diş eti kanaması tedavisi için:
C vitamini ve güçlü antioksidanlar içeren su teresi diş etlerindeki kanamalar için son derece etkilidir. Kanamaların yatışmasına yardımcı olurken aynı zamanda diş eti hastalıklarına dair belirtilerin hafiflemesine de yardımcı olur.

13. Solunum yolu enfeksiyonlarında:
Su teresi içerisinde bulunan C vitamini ile özellikle solunum yolu enfeksiyonlarında son derece etkili bir bitkidir. Bağışıklığı artırmanın yanı sıra iyileşme sürecini de hızlandırır.

14. Antibiyotik özellikleri:
Yapılan çalışmalar, su teresinin antibiyotik özellikleri olduğunu göstermektedir. Düzenli olarak tüketildiğinde çeşitli mantar ve bakteri enfeksiyonlarının oluşmasını engeller.

15. Sindirim sistemini geliştirir:
Su teresi yüksek miktarda klorofil içerir. Klorofil ise sindirim sisteminin düzgün çalışmasına yardımcı olan bir enzimdir. Bu nedenle bağırsak ve mide sorunlarında da kullanılabilir.

16. Kemik sağlığı:
Su teresi içerdiği çeşitli vitaminlerin yanı sıra yüksek miktarlarda kalsiyum, magnezyum ve manganez gibi mineraller içerir. Bu mineraller ve vitaminler gücü kemik sağlığını korumaya yardımcı olur. Bu nedenle eklem ve osteoporoz gibi çeşitli kemik sorunlarında su teresi kullanılabilir.

17. Anti viral özellikleri:
Su teresi güçlü anti viral özelliklere sahiptir. Bu nedenle soğuk algınlığı, nezle, öksürük ve hatta bronşit gibi hastalıklar ile başa çıkmada son derece etkilidir. Yapılan çalışmalar viral enfeksiyonlar ile mücadeleye de yardımcı olduğunu göstermektedir.

18. Diş ve ağız sağlığı:
Kalsiyum eksikliği, diş sağlığını bozabilir. Su teresi içerisindeki kalsiyum ile diş sağlığının da korumasına yardımcı olur. Diş çürümesine bitkisel çözüm sunarak diş çürümelerini engeller.

19. Zayıflamak için Su Teresi:
Bir bardak su teresinde sadece 18 kalori vardır. İştahın açılmasını engeller ve metabolizmayı hızlandırır. Bu nedenle kilo vermeye yardımcı olmak için su teresi suyu tüketilmesi önerilir. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere su teresi çorbası biçiminde tüketilebilir.

20. Kardiyovasküler koşullardan korur:
Su teresi bol miktarda lutein içeriği ile koroner arter hastalığı ve kalp krizi gibi kalp sorunlarına karşı koruma sağlar. İçerdiği antioksidanlar ile damarlarda plak oluşumunu engeller.

21. Diyarenin hafifletilmesine yardımcı olur:
İshal gibi sindirim sorunlarında da su teresi kullanılabilir. İçerisindeki lif ile bağırsakların düzene girmesine yardımcı olur. Aynı zamanda idrar söktürücü özelliği ile zararlı toksinlerin atılmasını kolaylaştırır.

22. Diyabet hastaları için:
Su teresi yağ, kalori, sodyum ve kolesterol düzeyleri açısından düşük bir içeriğe sahiptir. Lif ve amino asitler açısından zengin olduğu için aynı zamanda insülin düzeyi ve kan şekeri düzeyini dengeler.

23. Safra kesesi işleyişini korur:
Çeşitli çalışmalar su teresinin safra taşı oluşumunu engellediğini ortaya koymaktadır. Bol su içerdiği için toksinlerin dışarı atılmasını kolaylaştırır. Böylece safra kesesi iltihabını ve safra kesesi taşını önler.

24. Anemi olan insanlar için yararlıdır:
İçerisinde demir bulunan su teresi anemi yani kansızlık sorunu olan kişilerde de kullanılabilir. Demir, folik asit üretiminde olduğu gibi hemoglobin sentezinde de önemli rol oynar. Kan hücrelerinin oluşumunu hızlandırabilir.

25. Doğal anti enflamatuar özellikleri:
Su teresi güçlü doğal anti inflamatuar özellikleri ile bronşit, romatizma ve artrit gibi hastalıklarda da kullanılabilir.
bitkidir. Özellikle taze olarak tüketilen su teresi sofralarda insanın iştahını kabartacak kadar güzeldir.

merics
Mesajlar: 789
Kayıt: 09 Tem 2015, 17:05
İletişim:

Re: Sağlıklı Beslenme - Şifalı Bitkiler

Mesajgönderen merics » 30 Haz 2017, 16:29

Resim

Baklagiller ailesinden olan yer fıstığı, bünyesinde %40 ile %55 oranında yağ miktarı, %25-35 arasında protein, %20 oranında da karbonhidrat ve diğer mineral – vitaminleri bulundurmaktadır. Yer fıstığının ana kullanım yerlerini yağ sanayileri ve çerez üretimi olarak bahsedebiliriz. Yer fıstığının sapı kurutulmuş ot, kabuğu ise kömür sanayisinde kullanılmaktadır.
Eski zamanlardan bu zamana yer fıstığı bir gıda kaynağı olarak tüketilmeye devam edilmiştir. Sağlığa olan yararları keşfedildikten sonra bazı rahatsızlıklarında tedavisinde kullanılmıştır. Yer fıstığının kurutulduktan sonra uzun yıllar tüketilebilir olması büyük bir avantaj olarak görülmektedir. Dünya genelinde yetişen yer fıstığı çeşitleri farklılık gösterebilmektedir. Şekil ya da gramaj olarak farklılık gösterse de içerik, besin değeri ve yer fıstığının sağlığa olan faydaları farklılık göstermemektedir.
Yer fıstığı, kozmetikte, şekerleme ürünlerinde, yağ üretiminde, fıstık ezmelerinde ve kavrulmuş fıstık ürünlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. İçerik olarak vücudun bir çok ihtiyacı olan besin ögelerini bünyesinde bulunduran yer fıstığının sağlığa bir çok faydası bulunmaktadır.

Yer Fıstığının Faydaları Nelerdir ?
Yüksek besin ögesi değerleriyle insan sağlığına büyük yararlar sağlayan yer fıstığı, kanser, safra kesesi taşları, sinir hastalığı, kötü kolesterol, fazla kilolardan kurtulma, kan şekerini düzeltme, inme riskini azaltma, bağışıklık sistemini güçlendirme, cilt ve saç sağlığına da iyi gelmektedir.

Kanser: Yapılan araştırmalara göre yer fıstığı kanser çeşitlerinden bazılarına karşı vücudu koruduğu kanıtlanmıştır. Mide ya da kolon kanserine karşı üstün bir koruma sağlamaktadır. Kansere yakalanma riskini azaltan yer fıstığı vücuda fayda sağlar. Düzenli olarak yer fıstığı tüketen insanlarda en az %30 oranında kanser riskinin azaldığı görülmüştür.

İçerisinde yüksek oranda polifenolik bulunan yer fıstığı mide kanserine karşı da iyi bir koruyucudur.

Safra kesesi taşları: Düzenli olarak tüketilen yer fıstığı safra kesesinde oluşabilecek taşları engellemektedir. Ayrıca yer fıstığı tüketmek safra kesesindeki taş nedeniyle görülen ağrıları da azaltarak vücuda fayda sağlamaktadır.

Sinir hastalıkları: Polifenolik asit içeriği olarak yüksek değerlere sahip olan yer fıstığı merkezi sinir sistemi hastalıklarının oluşmasını önlemektedir. Sinirlerin daha düzenli fonksiyonlar göstererek çalışmasını sağlayan yer fıstığı aynı zamanda ilerleyen yaşlardaki alzheimer riskini de azaltmaktadır. Bu nedenle yer fıstığının vücuda faydaları vardır.

Kötü kolesterol: Kötü kolesterol miktarını düşürücü etkisi bulunan yer fıstığı aynı zamanda iyi kolesterol miktarını da üst seviyelere çıkarmaktadır. İçerisinde doymamış yağ asitleri ve oleik asitler bulunduran yer fıstığı kalp rahatsızlıklarına karşı da vücuda faydalıdır.

Fazla kilolardan kurtulma: Obezite probleminden kurtulmak isteyen insanlar kesinlikle yer fıstığı tüketmelidirler. Özellikle de kadınlarda görülen kilo problemlerini çözücü etkiye sahip olan yer fıstığı, uzun süren tokluk hissi yaratmasıyla diyet listelerinin favori besini haline gelmektedir.

Kan şekerini düzenler: Besin ögelerinin yüksek faydaları ile yer fıstığı tüketildiğinde kandaki şeker oranını düzenleyici bir etki yaratmaktadır.

İnme veya felç riski: İçerisinde doymamış yağ asitlerini bulunduran yer fıstığı, kalp ve damar dostu bir besin olarak faydalıdır. Kandaki kötü kolesterol miktarını düşüren ve ilerde yaşanabilecek damar tıkanıklığı sonrasında oluşabilecek kalp krizi, inme ya da felç riskini azaltan yer fıstığının faydaları oldukça büyüktür.

Bağışıklık sistemini güçlendirir: Yüksek antioksidan içeriğe sahip olan yer fıstığı, vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineralleri metabolizma ile buluşturarak daha güçlü bir bağışıklık sistemine sahip olmamızı sağlamaktadır.

Sağlıklı cilt: Yer fıstığının içerisinde yüksek miktardaki E vitamini ile tüketildiğinde cilt sağlının daha iyi olması yönünden fayda sağlamaktadır. Cildimizin temel sağlığı E vitamininden geçtiğinden dolayı yer fıstığı tüketerek kendisini daha çabuk yenileyen ve yaşlı görünmeyen bir cilde sahip olabilirsiniz.

Sağlıklı saç: Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin bir içeriğe sahip olan yer fıstığı, saçların daha bakımlı olmasınını, yumuşacık ve parlayan bir görüntüye kavuşmasını sağlayarak faydalı olur.

Yer Fıstığının Zararları Nelerdir?
Yer fıstığının sağlığa bir çok faydası bulunmaktadır fakat, düzensiz ve aşırı derece de tüketilen yer fıstığının bir takım yan etkiler ile birlikte vücuda zararları dokunabilir. Yer fıstığının zararları daha çok tüketen kişinin vücut sağlığı ile bağlantılı bulunmaktadır. Kolesterol rahatsızlığı bulunan insanlar tüketmeden önce doktorlarından fikir alabilirler.

Yer fıstığı olması gerekenden çok fazla tüketildiğinde yağ oranının yüksekliğinden dolayı cilt üzerinde sivilcelenmelere sebebiyet verebilir. Ayrıca gıda alerjisi bulunan kişiler de yer fıstığı tükettiklerinde zarar görebilirler. Bunun yanı sıra yer fıstığı, gereksiz yere fazla tüketildiğinde ise dengesiz kilo alımına neden olabilir.


“Hobiler & Uğraşlar” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir