Spor Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hobileriniz nelerdir, ne işle meşgulsünüz, hangi konulardan anlarsınız... Sizinle aynı zevklere veya uğraşlara sahip üyelerimiz ile tanışın. Paylaşımlarınız ile diğer üyelerimize yardımcı olun.
ilovehuni88
Mesajlar: 19
Kayıt: 27 Eki 2015, 19:34

Spor Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mesajgönderen ilovehuni88 » 06 Nis 2016, 10:24

Yaz aylarının yaklaşması ile birlikte fazla kilolardan kurtulmak için diyetlere başlanırken spor salonları da kilo vermek isteyenlerle dolup taşıyor. Bütün bir kış spordan uzak yaşayan kişilerin bir anda yüksek tempoyla spora başlaması, başta eklem sakatlıkları olmak üzere farklı birçok sağlık sorununa neden olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Bölümü’nden Prof. Dr. Bülent Aksoy, bilinçsiz yapılan sporun neden olabileceği problemler hakkında bilgi verdi.

İnsanlar yaşlanmak istemiyor
Spor yaparak form tutmak, vücudunu korumak ve güzelleşmek isteyenlerin sayısı tüm dünyada arttığı gibi ülkemizde de artmaktadır. Yapılan çalışmalarda 55 yaş sonrası spor salonlarına yazılan kişi sayısı geçmiş yıllara oranla 4 kat artış göstermiştir. Yaşlanmak ve hasta olmak istemeyen insanlar bir yandan da birbirlerine güzel görünmek arzusunu taşımaktadır. Bunların yanı sıra obezite ve diyabet hastaları gibi tıbbın zorunlu olarak spora yönlendirdiği bir insan grubu da bulunmaktadır.

Spor yaparken sınırlarınızı bilin
Spor yaparken sakatlanmanın farklı sebepleri bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi doğal yaşlanmadır. Vücudun kemik kas gibi bütün yapısında bulunan kollajen maddesi 36 yaşından sonra azalmaktadır. Kollajen maddesinin azalması yaşlanmayı beraberinde getirdiği gibi dokunun daha kırılgan olması anlamına da gelmektedir. Yaşın ilerlemesiyle birlikte vücuttaki kollajen miktarında azalma yaşanırken, enflamasyon oranında ise tam tersi artış görülmektedir. Midede, bağırsaklarda, damarlarda ve kaslarda iltihaplanma artmaktadır. Bu durum spor yaralanmalarında artışa neden olabilmektedir. Profesyonel sporcular bile bu yaşlarda jübile yapmaktadır. Belli bir yaşa gelindiği zaman sporu, kişinin sınırlarını bilerek yapması, yaşanacak olası sakatlıkların önüne geçmektedir.

Hafta içi iş, hafta sonu spor sakatlılara davetiye çıkarıyor
Spor yaralanmaların büyük kısmı aşırı yüklenmelerden kaynaklanmaktadır. Haftanın beş günü ofiste çalışan kişiler, kışın alınan kiloları vermek ve vücudu şekillendirmek için özellikle bahar aylarında spora yüklenmektedir. Kişi hafta arası spor yapıyorsa bile bunu kilo vermek amacıyla bir anda artırması sakatlığa neden olabilmektedir. Bu süreçte hiç spor yapmayan bir kişinin bir anda ağır tempolu bir spora başlaması da sakatlığı beraberinde getirmektedir. Hayatında hiç tenis oynamamış bir kişi, tenis öğrendikten sonra iki günde bir saat tenis oynarken form tutmak için bunu haftanın 4 günü üç saate çıkarırsa sakatlanma kaçınılmazdır. Bu durum yürüme, koşma ya da yüzme gibi bütün spor dalları için de geçerlidir. Kişinin hangi spora hangi yaşta başladığı da önemlidir. 10 yaşındaki bir çocuğun spora başlamasıyla, 45 yaşında bir kişinin spora başlaması arasında farklar bulunmaktadır.

Vücudunuzu tanıyarak spor yapın
Spor sakatlanmalarında vücuda yüklenmenin yanında fiziki yetersizliklerde önemli bir yer tutmaktadır. Kişi anatomisine uygun bir sporu yapmalıdır. Spora başlamaya karar veren çocuk ya da yetişkinin mutlaka bir ortopedistin kontrolünden geçmesi gerekmektedir. Yapılacak kontrollerden sonra kişiye uygun sporun belirlenmesi önemlidir. Kilo kontrol için karnitin gibi takviye ürünleri de doğru kullanmak gerekir. Bunun yanı sıra spor yaparken doğru ekipman kullanmak gerekmektedir. Yapılacak spor için seçilen ayakkabının ya da tenis raketinin yanlış olması bile sakatlanmalara yol açabilir.

Açık havada spor yapmak sakatlanma riskini azaltıyor
D vitamini noksanlığı son 10 yıldır tıbbın en çok uğraştığı sorunların başında gelmektedir. D vitaminin eksikliği erken yaşlanmaya, kas ve tendonlardaki kolay kırılmalar, mide sıkıntıları, kalp ve şeker hastalığı gibi birçok rahatsızlığa neden olabilmektedir. Bir kişi doktor önerisiyle bile düzenli spor yapsa, eğer vücudunda D vitamini ve kollajen doku eksikliği varsa, yaşıtlarına nazaran çok daha hassas bir yapıya sahip olur ve tendon doku kopmaları sıklıkla görülür. Yalnızca gece ve spor salonlarında spor yapan bir kişinin gün ışığından faydalanamadığını düşünürsek, yapılan spordan alınan verim oldukça aza inmektedir. Spor salonunda da spor yapılabilir ama bu yapılan spor D vitamininden eksik kalınmış bir şekilde gerçekleşecektir. Açık havada yapılan spor, D vitamini alımını artıracağı için yaralanmaların azalmasında da önemli bir etken olmaktadır.

Yaralanmalar en çok diz ve ayak bileklerinde yaşanıyor
Spor yaralanmaları en çok diz ve ayak bileğinde görülmektedir. Sonrasında omuz ve kalça gelmektedir. Uzun süre ara verdikten sonra spora başlayacak kişilerin ekleme yük bindirecek sporlardan mümkün olduğunca uzak durması gerekmektedir. Özellikle menopoza yakın dönemde olan kadınların bu tarz sporları yapmamaları önemlidir. Bu açıdan bakıldığında en ideal spor, düz yürüyüştür. Bunun yanında yüzmek de oldukça uygundur. Spora başlarken ve spor yaparken dikkat edilmesi gereken durumlar da bulunmaktadır:

Özellikle 40 yaşından sonra spora başlamaya karar verenler mutlaka check-up yaptırılmalıdır. Kan şekerinin ve vücut kitle indeksinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Yapılan tetkiklerin sonuçları normal ise belirli bir program dahilinde düzenli spor yapılmalıdır.
45 yaşına gelmiş bir kişi spora başlamaya karar verdiyse kolonoskopi ve endoskopi yaptırması oldukça önemli bir durumdur.
Kilo vermek için protein tozu takviyesi almak faydalı olabilir.
Sporu doğru zaman, ekipman ve doğru bir şekilde yapmak çok önemlidir. Spor programına başlamadan önce kişinin vücut kimyasının incelenmesi ve kişinin uygun spor programına başlaması gerekmektedir.
Sabah 6-8 arası ve öğleden sonra 4-7 arası spor için en uygun saatlerdir.
Eğimli yerlerde yürümek ya da sürekli merdiven çıkmak sakatlanmalara neden olabilmektedir. Yürüyüş bantlarında verilecek eğim spor yapmamış bir kişinin diz, kalça ve belinde sorunlar çıkartabilmektedir.

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: Spor Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 07 Nis 2016, 06:27

Koşu Sporu
Yürümek ile koşmak arasındaki farkı, ne hız olarak ne de biomekanik bir fark olarak açıklayabiliriz. Aradaki tek fark kararlılıktır. Bu konuda kararlı olan herkes çok geçmeden koşucu olabilir.
Koşmaya başlamak, kişinin bireysel bağımsızlığını ilan etmesi gibidir. Koşmak, teknolojinin sağladığı imkanları kullanarak hareketsiz bir yaşama bağımlı hale gelmeye karşı atılan önemli bir adımdır.
Koşmanın bize sağladığı fayda sadece düz bir karın, güçlü ve şekilli kaslar, uzun ve aktif bir yaşam değildir. Bu spor, vücudumuzu olduğu kadar ruhsal sağlığımızı da olumlu etkiler; bizi sakinleştirir ve rahatlatır. Bedenimizle ruhumuzun uyum içinde olmasına büyük katkı sağlar.
O halde koşmamak için hiçbir nedenimiz yoktur!

Koşuya Başlamak

Koşmaya karar veren birçok insanın koşu deneyimleri ne yazık ki pek uzun sürmez. Bunun nedeni, uygulanan programların çoğunun karmaşık olması, bir hedef içermemesi, gereksiz yere zorlayıcı ve yorucu olmasıdır.
Basketbol, tenis vb. gibi değişik sporlar yaparak fiziksel bir altyapıya sahip olmayan kimselerin doğrudan koşu programına başlaması doğru olmaz. Bunun yerine hem koşu hem yürüme içeren yürüme/koşu programı uygulanması gerekir. Bu da haftada 4 kez yapılan ve 20-30 dakika arasında süren bir antrenmandır.
Koşuya yeni başlayanların yaptıkları en büyük hata, koşulan süre yerine koşulan mesafeyi dikkate almalarıdır. Halbuki koşulan mesafenin hiçbir önemi yoktur. Yani kaç kilometre koştuğunuzun değil, kaç dakika koştuğunuzun önemsenmesi gerekir.
Yeni başlayanların çok yaptıkları diğer bir hata ise hızlı koşmaya çalışmaktır. Hızlı koşmak nefes alıp vermeyi güçleştirir, kaslar acı çekmeye başlar ve koşmak eğlence olmaktan çıkar. Bunun doğal sonucu olarak cesaret kırılır, motivasyon azalır ve kişi koşmayı bırakır.
Halbuki yeni başlayanların koşu süratleri, hızlı yürüme temposuna yakın olmalıdır. Koşarken nefes nefese kalmamalı ve hatta yanındaki koşu partneri ile konuşabileceği rahat bir tempoda koşmalıdır.
Hafta 1 2 dakika koş, 4 dakika yürü. Toplam 5 kez.
Hafta 2 3 dakika koş, 3 dakika yürü. Toplam 5 kez.
Hafta 3 5 dakika koş, 2.5 dakika yürü. Toplam 4 kez.
Hafta 4 7 dakika koş, 3 dakika yürü. Toplam 3 kez.
Hafta 5 8 dakika koş, 2 dakika yürü. Toplam 3 kez.
Hafta 6 9 dakika koş, 2 dakika yürü. Toplam 2 kez. Daha sonra 8 dakika koş.
Hafta 7 9 dakika koş, 1 dakika yürü. Toplam 3 kez.
Hafta 8 13 dakika koş, 2 dakika yürü. Toplam 2 kez.
Hafta 9 14 dakika koş, 1 dakika yürü. Toplam 2 kez.
(Not: Eğer 9.hafta sonunda yorgun hissediyorsanız, 10.haftaya geçmeden önce bu haftayı tekrar edin.)
Hafta 10 30 dakika koş.
Bir spor salonunda koşu bandında, yada evinize en yakın yürüyüş parkurlarında kolayca uygulayabileceğiniz bir program...
Resim


“Hobiler & Uğraşlar” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 2 misafir