ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Ruh ikizini arayanların buluşma noktası
Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 02 Nis 2017, 08:38

Elinden uçan bir KUŞ tur AŞK.
Sevgiler vardır hani hiç bitmeyen, yaşandıkça arkası gelen. Mutluluğun ta kendisidir hani, hiç eksilmeyen. Bir narin çiçek gibidir her gün yeniden yeşeren. Bilir misin bir de hani ulaşılamayan sevgiler vardır, hiç sulanmadan, hiç güneş yüzü görmeden büyüyen çiçeklere benzerler. Dilin varmaz hani bu büyük aşkı içinden atıp haykırmaya, ellerin varmaz hani gidip onun elinden tutmaya. Sadece gözlerin vardır senin bu aşkını anlatan, bir yalan söylemeyen onlardır, yada derdini gizleyemeyen.

Elinden kurtulup uçan bir kuşa benzer aşk, bazense elinde çok tutup öldürdüğün bir kuşa. Ötüşü mutlu eder seni günün her saati, neşe sacar senin yaşamına. En yorgun oldugun bazı sabahlar bile uyandırır belki seni. Ama ne hoştur onunla uyanmak, ne hoştur ona yakın olmak. Belki de uçup kaçırmaktan korkuyorsun ona aşkını söyleyince, o güzelliği biraz daha seyredeyim istiyorsun onu uçurmadan. Ama bir sabah olur ki uyanamamışsındır onun sesiyle, pencereye çıkıp puslu gözlerle aramışsındır. Biraz sonra gelirdi nasılsa önemli değil. Beklemeler devam eder pencere önünde, ama hava artık kararmıştır .

Onu görmeden gelen bir gece ne kadar da hüzünlüymüş meğer. Ertesi sabah yine bir hüzünle uyanırsın, yoksa seni terk mi etmişti, hem de onca aşkına rağmen. Şimdi ondan ne bir haber kalmıştır ne de bir başka iz, kalakalmışsındır ondaki o büyük aşkla. Halbuki tam onun gittiği gün tüm cedaretini toplayıp onu sevdiğini söylemeyecek, Ona olan aşkını yüzüne haykırmayacak mıydın?

Günlerden bir gün o kuşa yine denk gelirsin. Ama her zamanki cıvıl cıvıl öten kuş değildir artık O. Ağlamak istersin hani ağlayamaz, dokunmak istersin hani dokunamazsın. Tüm ateşini atarsın içine, onca sevgini hapsetmeye çalışırsın bedenine. Ama artık aşkını Ona anlatmanın da faydası yoktur, Ona delice yanmanın da. Çünkü o kuş artık başkalarının elinde, başkalarının kafesindedir, ve bir daha da senin olmayacaktır.
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 03 Nis 2017, 07:48

Arkadaştan Sevgili Olur mu?

Hayatımızda olmasından zevk duyduğumuz, memnuniyet duyduğumuz insanla olan arkadaşlık ilişkimizi de tehlikeye atmamak için sevgili olma fikrini düşünüp,söylemeye cesaret edemeyiz.

Telefonu neden duymadın diye çıkışmayız. Seçimlerini eleştirmek yerine çoğu zaman destek oluruz, özgür bırakırız. Sevdikleri kadar severler, fazlası için zorlamayız. Rahatızdır ve gerçekten yanlarında olmak istediğimiz için ordayızdır. Zorlama yoktur, taktik yoktur. Dolayısıyla anlaşmazlıklar büyük kavgalara dönüşmez, kestirilip atılır. O öyledir çünkü onu öyle kabul ederiz.

Hayatımızda olmasından keyif aldığımız, memnuniyet duyduğumuz insanla olan arkadaşlık ilişkimizi de tehlikeye atmaktan korkarız. Sevgili olma fikrini onunla paylaşsam her şey bozulur diye düşünüp cesaret edemeyiz. Bazılarımızsa bu fikri hiç düşünmezler bile , o gözle bakmazlar. İlişkiler gelip geçicidir, dostluklarsa kalıcı.

Karşı cinsten birini çok sevmek, değer vermek ve iyi anlaşmak çoğu zaman daha fazlasını getirmeyebilir. Arada tutku ve heyecan yoksa bir ilişkinin ne anlamı vardır ki? Onunla olmak, zaman geçirmek istersiniz ama dokunmak ya da elini tutmak gelmek içinizden. Zaten arkadaşlık böyle bir şeydir. Sevgilisinden kıskanmaz, o mutlu olduğu için siz de mutlu olursunuz.

Peki bu durum zamanla nasıl değişir?

Bu noktada kadınlar ve erkekler biraz farklılaşıyorlar. Erkekler beğenilerini karşı cinse ifade etmekte daha iyiler. Kadınlarsa gizlemekten yana kullanıyorlar tercihlerini. Kadınlardaki dostu kaybetme korkusu daha yoğun. Elbette tam tersi olduğu durumlarda mevcuttur. Bir de o korkulan 'hayır' cevabı var ki çoğumuzun önündeki en büyük engel. Nedense reddedilme fikri bizi bizden alıyor. Utanıyoruz, çekiniyoruz, erteliyoruz kendimizi.

Bazen de korkmak gerekiyor gerçekten. Çünkü karşılığı olmadığından emin olduğunuz biriyle bu düşüncenizi paylaşmak, getireceği olumsuzlukla yüzleşmek anlamına geliyor. Hatta yalnızca doğru zaman olmadığı için bile karşınızdakini kaybetmeniz mümkün.

Peki doğru zaman ne?

Sevgilisinden yeni ayrılmış ve sizinle bunu paylaşan bir arkadaşınıza o anın duygusallığıyla bunu söylememeniz gerekiyor. O an kesinlikle yanlış bir zaman, geri kalanıysa size ait. Belki gelecek belki de asla gelmeyecektir.

Tanıdığım ve arkadaşlıktan aşka dönüşen evlilikler yapmış dostlarım var. Çokta mutlular. Ama bu durumun nasıl ve ne şekilde geliştiğini kendileri de tam olarak bilmiyorlar. Yalnızca oldu diyorlar birdenbire. Ve dostlarını bu yüzden yitirmiş kişiler, onlarsa derin pişmanlıklar yaşıyorlar.

Durum gerçekten karmaşık ve gizemli.

Çok iyi dost oldukları halde ilişki yürütemeyen insanlar bunun sebebini çok iyi dost olmalarına bağlıyor. Çünkü dost olmak sonuna kadar açık olmaktır, oysa ilişkilerde gizemli bir taraf kalmalıdır mutlaka. Gizem bizi karşımızdaki insana çeken, onu keşfetme arzusu barındıran bir etmendir. Evliliklerin zamanla monotonlaşması, heyecan kalmadı için yapılan sitemler bu gizemin zamanla kaybolmasından kaynaklanabiliyor.
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 06 May 2017, 08:05

Resim

RÜZGAR İLE YAĞMUR
İçimde bir sıkıntı, kalbimde hüzün... Pencereme vuran yağmur damlacıklarını izliyorum, dalıp gitmişim uzaklara, derinliklere doğru bir rüzgarın seline kapılıp... Çok eski bir aşk hikayesi geldi aklıma, rüzgar ile yağmurun aşkı...

Dillere destanmış Kaf Dağının ardında rüzgarla yağmurun aşkı. Rüzgar deli gibi esermiş bulutlar biraz üşüsün ve yağmur gelsin banan diye. Yağmurun gözlerine vurgunmuş, masumiyetine ve saflığına vurgunmuş.

Yağmur her sabah dua edermiş. "Tanrım lütfen rüzgar essin bugün, ruhunu kalbimde hissedeyim, ellerini gözlerimde."

Tutkunlarmış birbirlerine ama ne rüzgar yağmura dokunabilirmiş ne de yağmur rüzgara. Ne zaman rüzgar ile yağmur biraraya gelseler sevdanın ateşi fırtınalar estirmiş onlara ve fırtınanın sonunda birbirlerine hiç dokunamayacaklarını düşünüp üzülürmüş yağmur, ağlarmış. İşte o zaman aşıkların yağmuru yağarmış ve sevdalılar el ele dolaşırmış yağmurun kalbinden gelen damlacıkların altında. Yağmurun hüzünlendiğini gören rüzgar kendini dalların arasında gizlemeye çalışırmış üzüntüsünü haykırmak için...

Ne zaman hafif hafif damlacıklar gökyüzünden düşmeye başlarsa, rüzgarın ellerini hissetmek isteyen yağmur gözyaşlarını akıtır yeryüzüne ve damlaların altında el ele dolaşan sevgilileri izler, kendini ve rüzgarı hayal eder onlara bakarak.

Ne zaman ağaçların arasında ıslık çalarak esmeye başlasa rüzgar, yağmurun üzüntüsüne kahrolur ve dalların arasında gizlenip çığlıklar atar. O çığlıkları duyan sevgililer daha da sıkı sarılırlar birbirlerine ve sarmaş dolaş sevgilileri izler buruk bir halde kendini ve yağmuru hayal eder onlara bakarak.

İşte böyle dillere destan yağmur ve rüzgarın aşkı. Ne zaman yağmur yağsa, ne zaman rüzgar esse kalpleri birbirleri ile kavuşur yağmur ile rüzgarın sevgililer gibi tüm bir arada olamayan sevdalılar için...
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 19 May 2017, 07:57


Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktı r.Sen kendini paralarken ,o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır.Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin. . iki ucu keskin bıçaktır bu işin.Yaptıkları nla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındı r. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin,düşündün,şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller

koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayati ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı Öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil.Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki...
. Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını baliğin yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası...
Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun as olan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da İçini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 29 May 2017, 06:27

Resim

Uzun zaman önce, dünya yaratılmadan, insanlar dünyaya ayak basmadan önce, iyi huylar ve kötü huylar ne yapacaklarını bilemez vaziyette dolanıyorlarmış. Bir gün, toplanmışlar ve her zamankinden daha sakin oturuyorlarken Saflık ortaya bir fikir atmış:

"Neden saklambaç oynamıyoruz?"

Ve hepsi bu fikri beğenmiş, ve hemen çılgınlık, bağırmış:

‘’Ben ebe olmak ve saymak istiyorum, Ben ebe olmak istiyorum!" ve başka hiç kimse Çılgınlığı arayacak kadar çıldırmadığı için, Çılgınlık bir ağaca yaslanmış ve saymaya başlamış, 1, 2, 3 ....Ve Çılgınlık saydıkça,iyi huylarla kötü huylar saklanacak yer aramışlar.

Şefkat Ay'ın boynuzuna asılmış;

İhanet çöp yığınının içine girmiş;

Sevgi bulutların arasına kıvrılmış;

Yalan bir taşın altına saklanacağını söylemiş ama yalan söylemiş çünkü gölün dibine saklanmış;

Tutku dünyanın merkezine gitmiş;

Para hırsı bir çuvalın içine girerken çuvalı yırtmış.

Ve Çılgınlık saymaya devam etmiş, 79, 80, 81, 82.....

Aşkın dışında bütün iyi huylar ve kötü huylar o ana kadar zaten saklanmış.Aşk, kararsız olduğu gibi, nereye saklanacağını da bilmiyormuş..

Bu bizi şaşırtmamalı çünkü hepimiz Aşkı saklamanın ne kadar zor olduğunu biliriz.Ve Çılgınlık 95, 96, 97... ya gelmiş ve 100'e vardığı anda, Aşk sıçrayıp güllerin arasına girmiş ve saklanmış.Ve Çılgınlık bağırmış :

"Sağım solum sobedir, geliyorum!", ve arkasını döndüğünde, ilk önce Tembelliği görmüş, o ayaktaymış çünkü saklanacak enerjisi yokmuş. Sonra Şefkati ayın boynuzunda görmüş,ve İhaneti çöplerin arasında, Sevgiyi bulutların arasında, Yalanı gölün dibinde, ve Tutkuyu dünyanın merkezinde, hepsini birer birer bulmuş, sadece biri hariç.

Ve Çılgınlık umutsuzluğa kapılmış, en son saklı kişiyi bulamamış, derken Haset, bulunamadığı için haset duyarak,Çılgınlığın kulağına fısıldamış:

"Aşkı bulamıyorsun, O güllerin arasında saklanıyor." Ve Çılgınlık çatal şeklinde tahta bir sopa almış, ve güllerin arasına çılgınca saplamış,saplamış, saplamış, ta ki yürek burkan bir haykırma onu durdurana kadar. Ve haykırıştan sonra, Aşk elleriyle yüzünü kapayarak ortaya çıkmış, ve parmaklarının arasından gözlerinden iki sicim gibi kan akıyormuş, Çılgınlık Aşkı bulmak için heyecandan Aşkın gözlerini çatal sopa ile kör etmiş.

"Ne yaptım ben? Ne yaptım ben?’’ Diye bağırmış.

"Seni kör ettim. Nasıl onarabilirim?" Ve Aşk cevap vermiş,

"Gözlerimi geri veremezsin. Ama benim için bir şey yapmak istersen, benim kılavuzum olabilirsin."

Ve o günden beri, Aşkın gözü kördür ve her zaman Çılgınlık yanındadır..."
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 13 Haz 2017, 07:52

Sahte Sevgiler Dünyâsı

Ne çok 'Seni seviyorum'larınız var. Her yere yazıyorsunuz. Herkese söylüyorsunuz. Her zaman kullanıyorsunuz. Sevginizden çok 'seni seviyorum'larınız. 'Sen' diye hitap edebildiklerinizden bile çok. O kadar kısa ki sevgilerinizin ömrü, ard arda ekleseniz dahi, kelebek ömründen kısa kalıyor.

Sevginizi saklamıyorsunuz güyya. Ama sevgi ile olan mesafenizin uzaklığını 'Seni seviyorum'larınız ele veriyor. Ortaya 'çok' ekliyorsunuz, 'gerçekten' ekliyorsunuz. Başına ve sonuna mahzunluk ekliyorsunuz. Ekliyorsunuz ki, milyonlarca 'Seni seviyorum'dan farklı olsun sizin söylediğiniz. Ama olmuyor.

Herkesi 'Seni seviyorum' demeye davet ediyorsunuz. Suç ortağı arıyorsunuz. Ancak herkesin maske takmasıyla hayatı maskeli baloya çevirip, vicdanınızı rahatlatacaksınız.

Sadece sizin ve sahte sevgilinizin değerini düşürmüyorsunuz. 'Sevme'nin değerini de yerle yeksan ediyorsunuz. Öyle bir cümle kuruyorsunuz ki, 'sen' gerçekten 'sen' değil, başkalarını kastediyorsunuz. 'Sevmek' gerçek 'sevmek' değil, başka duyguları anlatıyorsunuz. Birinci tekil şahıs eki de sizi anlatmıyor, belki başka yüreklere tercüman oluyorsunuz.

Kalp şekillleri arasında olması neyi değiştirir ki? Taş gibi soğuk. Gülümseyerek söylemeniz ne farkeder ki? Takım elbiseden daha resmî. Buğulu gözlerle telaffuz etseniz ne yazar? İçten olmadığı besbelli.

Tamam, yüreğinizde bir yerlerde sevmeye karşı bir iştah, bir açlık var. Ama, bu açlığın reçetesi bol bol 'seni seviyorum' demek mi? Kalp resimleri mi? Hüzünlü şarkılar mı? Ayrılık ağıtları mı?

Dağlara, taşlara yazdınız ama yine de sevmiyorsunuz, değil mi? Sevginiz tükeniveriyor... Kalmıyor... "Sevgim bitti, hâkim bey" diyorsunuz bükük bir boyun ve kısık bir sesle. Tutunamıyor kalbiniz, böyle kaygan zeminlerde, böyle küçücük maskelere, böyle acemice...

'Seni seviyorum'larınız bol, herkese yetip de artacak kadar bol. Ama 'seni seviyorum'larınız bol, çok bol geliyor sevginize.

Belki dil ile değil kalp ile söyleme vakti gelmiştir.
Sözüm, gerçekten sevenlerin meclisinden dışarı..
Resim

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 22 Haz 2017, 06:53

Aşktı Eskidendi... Aşktı Yasaktı.
Aşktı , yasaktı .
Yasağından Aşk damlayan elmayı dudaklarına götüren Havva'daydı anlamı .
... Aşktı , gözü karaydı .
Gözünü budaktan sakınmadan elmaya uzanan parmaklarındaydı Adem' in ..
Aşktı , en kötü anda bile bir arada olmaktı .
Cennetten kovulurken ,
birbirlerinin gözlerinin içine bakıp
'Benim cennetim sensin ' diyen iki kişi arasında yaşandı ..
Aşktı , eskidendi .
İçindekiler eksildiğinden bitti ...
Resim

Kullanıcı avatarı
kuzeyyildizi38
Mesajlar: 1551
Kayıt: 24 Şub 2016, 07:11
İletişim:

Re: ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen kuzeyyildizi38 » 23 Tem 2017, 13:21

Resim



Ummadığın Bir Anda Kaybetmek

Acımasız yıllar insanı nasılda bir anda alıp değiştiriyor veya zamanı anı bir anda bitirterek sona anında yaklaştırıyor anlamak mümkün değil. İnsan ilk başta anlamıyor ömür uzuuuuun diyerek'ten oh diye rahatlıyorsun, tadını alarak yaşayayım diyorsun birde bakmışsın 30 veya 40 yıl bir anda geçmiş ve bitmiş.

Ummadığın anda gönülden seveceğin onunda seni seveceği bir eş bulursun, kulaklarınıza aşk dolu sözler fısıldarsın, oda aşkın tüm güzelliği ile yumuşak yüreğinin sıcaklığı alımlı bakışları ile kulaklarına aşk dolu kelimeler fısıldar.

Sevdiğinin yakasında takılı olan bir gül gibi hep takılı olmayı hayatının 24 saatinde onun kokusunu hissetmeyi istersin.

O gelene kadar hayatının bomboş olduğunu hisseder ve anlarsın belki de onunla tanışmadan önce hiç kimse tarafında böylesine özel sevgi dolu fark edilmediğini anlar ona aşk dolu tutku ile bağlanırsın.

Onun güzel istekleri ile dolup taşarsın sadece birbiriniz için yaratıldığınız düşünür ve kaderini sizinle yazdığı için Yüce Allah'a şükürler edersin mutluluk gözyaşları ile.

Bir gül gibi sizi incitmeden sevdiğini yumuşacık eli ve gönlü ile sizi sevdiğini fark edersiniz. Ve mutluluktan gökyüzüne kanatlanarak uçtuğunu gerçekten hissedersiniz ve evet ve bir an sonra ayrılığın çamları kulaklarınızda çınlar size göre zamansız olduğunu düşündüğünüz ecel onu sizden alırsa o güzel anlar belki 30-40 yıllık o güzelim anları sanki bir saniye yaşamışsınız hissine kapılırsınız.

Hatıraları ile baş başa kalırsınız, her yerde izlerini arasınız. Yine yalnızlığınızla baş başa kalırsınız.

Hayat zaman bu, bir bakarsın anında yıllar gelmiş ve geçmiş. Sana gülerek sevgi aşk ile gelen, üzüntülerin ıstırabı ile terk ederek gitmiştir, ama hala kokusunu varlığını güzel gülüşünü hissedersiniz işte o kokuyu ne zaman nede hayat silebilir.
Resim
Gönlüme kurulmuş Cehennem olsan,
En güzel Cennete değişmem seni ....

Kullanıcı avatarı
kuzeyyildizi38
Mesajlar: 1551
Kayıt: 24 Şub 2016, 07:11
İletişim:

Re: ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen kuzeyyildizi38 » 01 Ağu 2017, 06:48

Resim
İhanetin ödettiği en ağır bedel
Susmuştu kadın
Döktüğü gözyaşıyla yere düşürdü sevdiğini göz
bebeğinden
Sordu adama
Neden ? dedi
Seni seviyorum dedi adam
Kadın tekrar sordu yüzüne hiç bakmadan
Neden aldattın ?
Sus pus olmuştu adam
Beni affet dedi
Çok emindi affedeceğinden kadınının
Biliyordu kendisini çok sevdiğini
Kadın adama baktı
Bir şartla dedi …
Yere düşürdüğüm gözyaşımı elinle alıp tekrar
bana ver
Ben de seni affedeyim…
Adama baktı
Eğdi başını adam
Ve uzaklaştı kadın hemen
Bir daha hiç dönmemecesine .
Sonra kapandı yere adam
Bir ihanetin ödettiği en ağır bedelle..
Resim
Gönlüme kurulmuş Cehennem olsan,
En güzel Cennete değişmem seni ....

Kullanıcı avatarı
YILDIZYAGMURU
Mesajlar: 16307
Kayıt: 12 Ağu 2015, 13:43
İletişim:

Re: ELİNDEN UÇAN BİR KUŞ'tur AŞK.

Mesajgönderen YILDIZYAGMURU » 16 Ağu 2017, 11:17

Resim


Hani bazen insan birini yanında tutmayı bilmez,
Ama onun yokluğunu da istemez!
Kaybetmeyi göze alamaz ama kazanmak için mücadele etmez.
Bağlanmaya cesaret edemez..
Ama ondan kopmayı da beceremez!
Ne sevilmekten vazgeçer, ne de sevmeyi bilir..
Hani sonra zaman geçer de kaybeder ya,
İşte o zaman dökülür dudaklardan, itiraf eder;
"Ne gözümü alabildim, ne göze alabildim."
Resim


“Hayat Arkadaşı Arayanlar” sayfasına dön

Kimler çevrimiçi

Bu forumu görüntüleyen kullanıcılar: Hiç bir kayıtlı kullanıcı yok ve 1 misafir